Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

TÜİK Enflasyon Verileri Hakkınd Açılan Dava ve Yargı Süreci

Günümüzde enflasyon verileri, yalnızca ekonomik göstergelerin takip edildiği bir sayı olmakla kalmadı, emekli maaşlarından asgari ücrete, kamuoyunun en temel gündemine kadar uzanan dinamik bir olgu hâline geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’deki resmî istatistikleri yayımlamaktan sorumlu anayasal bir kurum olarak öne çıkmakta. Ancak söz konusu verilerin “güvenilirliği” zaman zaman kamuoyunda tartışma konusu oluyor. En son örnekte, TÜİK’in 2024 yılı ilk altı aylık dönemi kapsayan enflasyon oranlarını olduğundan daha düşük açıkladığı iddiasına ilişkin yargı süreci başlatıldı. TÜİK’in Enflasyonu Olduğundan Düşük Gösterme İddiası ve Mağduriyetler TÜİK verilerinin düşük gösterildiği iddiaları özellikle maaşlı çalışanlar ve emekli kesim açısından büyük bir mağduriyet yaratıyor. Zira enflasyon oranına göre şekillenen maaş ve aylıklar, olduğundan daha az zamla güncelleniyor. Bu durum, satın alma gücünün beklenenden daha hızlı erimesine ve hanehalkı...

Ekonomi ve Finans Gündemi: Kur, Emeklilik, Borsa ve Altın

Ekonomi ve finans dünyası, yılın ilk çeyreğini geride bırakırken oldukça hareketli bir döneme işaret ediyor. Bir yandan bankaların “sahte dolar” iddialarıyla gündeme gelmesi, diğer yandan emekli maaşlarındaki düşüş tartışmaları, Borsa İstanbul’da konkordato ve halka arz süreçleri, altın-döviz-faiz üçgeni gibi konular hem yatırımcıları hem de vatandaşları yakından ilgilendiriyor. İşte öne çıkan başlıklar: 1) Bankaların “Sahte Dolar” İddiası ve Kurun Durumu Son günlerde bankalar ve bazı döviz büroları tarafından 650 milyon dolarlık “sahte dolar” tespit edildiği iddiası ortaya atıldı. Bu iddia nedeniyle vatandaşlar, düşük kurdan bozdurma ya da ek komisyon gibi uygulamalarla karşı karşıya kaldı. Ancak kısa sürede, bu “sahte dolar” haberlerinin ciddi bir doğrulaması olmadığı görüldü; Merkez Bankası ve ilgili kurumlar net bir açıklamada gecikince de kafa karışıklığı arttı.

Bolu Kartalkaya’daki Otel Yangını

İhmaller, Sorumluluk ve Adalet Arayışı Geçtiğimiz günlerde Bolu Kartalkaya’daki bir otelde meydana gelen yangın, 79 kişinin yaşamını yitirmesine ve 50’yi aşkın kişinin de yaralanmasına yol açtı. Türkiye’yi sarsan bu facia, sadece ihmaller zincirini değil aynı zamanda sorumluluk tartışmalarını da gündeme taşıdı. Yangın sonrası otel sahipleri ve çalışanları gözaltına alınırken, kamuoyunda en çok merak edilen konulardan biri de Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarının denetim ve sorumluluk durumları oldu. İhmaller Zinciri ve Eksik Denetimler Otelin yangın merdiveni , otomatik söndürme sistemi ve yangın alarmı gibi temel emniyet donanımlarına sahip olmadığı ortaya çıktı. İddialara göre, alarm sisteminin sıklıkla yanlış çaldığı gerekçesiyle devre dışı bırakıldığı, yangın merdivenlerinin halı kaplandığı ve dış kaplamada yanıcı maddeler kullanıldığı belirtildi. Bu eksikler, olayın bu kadar can kaybına yol açmasındaki en büyük etken olarak görülüyor.