22 Haziran 2009 Pazartesi

ABD'den Şok Rapor: Ermeniler 2 milyon Osmanlıyı Öldürdü


ABD eski Başkanı Reagan’ın danışmanı Fein: “Beyaz Saray araştırma yaptı, Ermenilerin 2 milyon Müslüman Osmanlı’yı katlettiği ortaya çıktı. Ermeniler, kendi arşivlerini açmıyor, çünkü bu gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyor…” dedi.

ABD Başkanı Ronald Reagan’ın hukuk danışmanlığını yapan Bruce Fein, sözde Ermeni soykırımı iddialarını değerlendirdi. Ermenilerin bu iddialarının son derece asılsız olduğunu belirten Fein, Reagan’ın başkan olduğu 1981′de bu konunun Beyaz Saray tarafından araştırıldığını ve iddiaların asılsız olduğunun belgelendiğini söyledi.

İşte sözde Ermeni soykırımı konusunda Fein’in açıklamaları:

“Osmanlı İmparatorluğu’nun azınlıklara karşı “müthiş” sayılabilecek bir özen gösterdiği gerçeğini unutmamak gerekir. Azınlıklar, kendi dini özgürlüklerini ve hayatlarını son derece rahat bir şekilde sürdürdü.

Ermeni terör çeteleri I. Dünya Savaşı sırasında Fransa ve Rusya ile birlikte Osmanlıları öldürdü. Bu rakamın 2 milyon civarında olduğu bir gerçek. Ermeni kayıplarının ise 500 bin civarında olduğu araştırmalarla kanıtlandı. Burada asıl önemli konu, Ermenilerin ihanetidir. Osmanlı da kendisini savundu. Özellikle ABD’de yaşayan Ermeniler, soykırım yalanı ile büyük getirim sağlıyor. ABD yönetimi de büyük paralar döndüğü için Ermenileri karşısına almak istemiyor.

Ermeniler ısrarla kendi arşivlerini açmıyor. Çünkü yıllardır soykırım yalanı ile dönen getirimi kaybetmek istemiyorlar. Arşivler açıldığı anda gerçek ortaya çıkacak.”

Kaynak: http://www.turkishny.com/en/headline-news/10203-abdden-sok-rapor.html

21 Haziran 2009 Pazar

Güneydoğu'daki Mayınlarla ilgili ağzı açık bırakacak senaryo

O mayınları meğer kim döşetmiş biliyor musunuz? Ya minicik bir cihazla bulunabileceğini. İsrail'in bu işteki rolünü...?

Mayınların temizlenmesi tartışmasında işin ucu bildiğiniz gibi İsrail'e dayanınca Türkiye'de kıyametler koptu. Dün akşam FOX'da Doğan Şentürk'ün hazırladığı programda ilginç bir detay dikkat çekti.


Askeri Mühimmat Uzmanı Ahmet Zengin, ortaya üç harita çıkarttı. Haritalar üç ayrı kaynakta yer alıyordu ama hepsi de aynı alanları işaret ediyordu.

Zengin o haritaları şöyle anlattı;



VAADEDİLMİŞ TOPRAKLAR: "Harita sina yarımadasından başlıyor, hilalin ucu Kıbrıs'ı içine alıyor, Alanla ve Antalya'yı içine alıyor, Mezopotamya , GAP bölgesini, Dicle-Fırat havzasından Basra körfezi ve Irak ile Kuzey Arabistan'ın büyük bir bölümünü içine alıp kapanıyor.

HARİTALARIN ANLAMI NE?: Bu alan Yahudilere vaadedilmiş topraklar adı altında bir alanı kapsıyor. Bu alan bizim ülkemizin güneyini de içeri alıyor. Hz. İbrahim'in yaşadığı yer bu haritada Harran olarak gösteriliyor.

MAYINLARLA İLGİSİ NE?: Bu bölgenin son derece kritik bir bölge olduğu, yıllara dayanan bir emel ve ihtirasın bugünkü tezahürü olduğunu, buradaki bütün problemlerin kaynağının Yahudilerin dini istekleri olduğu görülüyor.

BİRİNCİ HARİTA: "Bu haritayı 1986 yılında Arapça-İngilizce bir kitapta buldum. İskendurun'da görev yaparken bu harita ile oradaki politikaların üst üste örtüştüğünü gördüm."



İKİNCİ HARİTA: Daha sonra yaptığım incelemelerde Tevrat'da da aynı haritaya rastlardım. Aynı harita Hz. İbrahim'in doğduğu, yaşadığı ve daha sonra İsrail'e göç yollarını gösteriyor. Bu harita diğeri ile birebir aynı.



ÜÇÜNCÜ HARİTA: Yine İncil'de tarif edilen de bu harita ve aynı harita... internethaber
Mayın tartışmaları kafanızı mı karıştırdı. O zaman bu haberi baştan sona okuyun, zihniniz netleşecek. İşin içindeki oyunları, perde arkasındaki gizli elleri göreceksiniz...
Hani şimdi temizlemek zorunda olduğumuz mayınlar var ya... O mayınları bize kim döşetmiş biliyor musunuz? NATO ve ABD... Dahası o mayınlar da ABD'nin ikinci dünya savaşından sonra elinde kalan KAKALANACAK mallarmış.

İşte dün akşam FOX'da Doğan Şentürk'ün hazırlayıp sunduğu FOX soruyor programında ortaya çıkan fotoğraf;

Sökmeye çalıştığımız mayınların geçmişini öğrenmek ister misiniz? Gazeteci ve araştırmacı Hüsnü Mahalli anlattı;

ABD KAKALADI : "Mayın döşeme işi ABD ve NATO planıdır. ABD ve NATO'nun Türkiye'ye dikte ettiği bir plandır bu... Bütün belgeler bunu kanıtlıyor. Bu mayınlar ABD'nin ikinci dünya savaşında elinde kalan mayınlardı. Kakalayacak bir yer alıyordu bunu Türkiye'ye kakaladı."

OYUN İÇİNDE OYUN :Bugün sınırlarımızından temizlenmesi istenen mayınların döşenmesinin NAMSA tarafından organize edildiğini biliyor musunuz? Hüsnü Mahalli'nin iddiaları çarpıcı;

"Bugün mayınları temizlemesi için gündeme gelen NAMSA mayınların döşenmesinde de aktör olarak görev almıştır. Bu mayınların yerleştirilme haritaları da NAMSA tarafından düzenlenmiştir. Mayınların orjinal haritaların NATO'da olduğu söyleniyor. "

İKİ KIBRIS BÜYÜKLÜĞÜNDE İKİ DEVLET: "İsrail bu başka bir şeye benzemez. İsrail'in dışarda görevlendirdiği tüm görevli kişiler MOSSAD ile işbirliği yaparlar. Bu onlarda kuraldır.

Mayınlı bölgede çok önemli sınırlar var. O bölgenin tüm taraması, kültüründen yeraltı zenginliklerine kadar hepsini tarayacaklar. İsrail için müthiş bir fırsat bu... Bu inanılmaz bir tehlike.

TRAJİ KOMİK DURUM: "İsrail gelsin temizlesin diyoruz ya... O İsrail, işgal ettiği Suriye'nin Golan tepelerine 2.2 milyon mayın döşemiş. Lübnan sınırına da 1.8 milyon mayın döşemiş... Bir garip durum işte...Programda yer alan Gazeteci Mehmet Faraç'ın anlattıkları da mayın temizleme işinin perde arkasında yer alan su savaşına ışık tutuyor... Bir de ilginç bilgi veriyor Faraç, TSK bu işi zaten yapabiliyor.
TAMPON ÜLKE KURACAKLAR: Orada amaç bir tampon devlet kurmak istiyorlar. İki Kıbrıs büyüklüğünde devlet kurmak istiyorlar. İsrail yarın orda her türlü askeri siyasi merkezini kurar. Kimse farketmez bile..

İŞİN ASLI SU SAVAŞI: 1956 yılında o mayınlar oraya yerleştirilirken ABD bugün ne olacağını o zamandan planlamıştı. GAP'a varana kadar. 50 yıl sonra suyun petrolden bile değerli hale geleceğini herkes biliyor. O yüzden mayınların döşenmesindeki kaçakçılık iddiası bir yalandır.

TSK ZATEN TEMİZLEMİŞ: 2 yıl önce Urfa'nın Akçakale ilçesinde TSK mayın temizledi. Orada TSK 7 bin metrekarelik bir alanı 3 ayda mayından arındırdı. Niye temizledi çünkü gümrük kapısı yapılacaktı, Türk ordusu kolayca temizledi. Şimdi öyle bir anlatılıyor ki dünyada bir İsrail var onlar temizleyebilir. Böyle bir şey var mı?

Askeri mühimmat uzmanı Ahmet Zengin'de mayın temizleme işinin ihale edilmesinin gündeme geldiği NATO kurumu NAMSA'nın asıl faaliyetlerine dikkat çekiyor. Bir de bölgedeki yeraltı maden zenginliklerine...

NAMSA'NIN PERDE ARKASI İŞİ: ABD'nin elinde kalan silahlarını satan bir kurum. Mayın temizleme işinde bir Türk firmasına izin verin dedik vermediler. Ama ne hikmetse taşeron olarak İsrail'e veriliyor. Hangi kapıdan girerseniz girin İsrail'e çıkarsınız. Bu NAMSA Kırıkkale'de şimdi bir silah fabrikasını inşa ediyor.


MAYININ ALTI MADEN: Hatay'da akıllı çay diye bir bölge var. Bu MTA'nın raporu; 50 bin metreküp altın rezervi var. Dörtyolda aleminyum, bakır, kurşun ve çinko var. Mardin'de ise uranyum var. Tam 4 bin 76 ton uranyum var...
Askeri mühimmat uzmanı Ahmet Zengin, Türkiye'nin mayınları çok rahat temizleyebileceğini söylüyor. Anlattığına göre bunun için de öyle ahım-şahım bir teknolojiye gerek yok. ODTÜ'nün geliştirdiği bir projeyi de örnek olarak veriyor...

MAYINLAR NASIL TEMİZLENİR?: Mayınların çıkarılması konusunda hiç de öyle abartıldığı gibi ne çok zor ne de çok kolay. Burası bin 500 personel ile yaklaşık 2 yılda temizlenir.

BİRİNCİ YÖNTEM: Mayınlar durdukları yerde azot gazı yayarlar. Azot gazını tespit ederseniz mayını tespit edersiniz.

Bu cihaz çok rahat göğüse takılabilen, ucunda anteni olan, son yılların en son teknolojisi budur. Bu cihaz azot gazını tespit ediyor.

Anten yere tutulur, azot gazı varsa cihaz sinyal vermeye başlar. Dolayısıyla çok kolay bir şekilde mayınların yerini bulursunuz.

İKİNCİ YÖNTEM ODTÜ YAPTI: ODTÜ'lü öğrenciler mikroorganizmaların şeklini değiştirerek mayınlı alana serpiyorlar ve mayın olan yer ışımaya başlıyor...

KÖPEKLER İLE TESPİT: Mayın tespit köpekleri var. Oysa şu anda bile kullanılabilir bu köpekler, ne yazık ki gönderilmiyor.

BÖLGEDE KAÇ TÜR MAYIN VAR?: Bu bölgede iki tür mayın var. Bir anti-tank mayınları. Bunlar 4-10 kilo ağırlıktaki mayınlar. İkincisi antipersonel mayınları...

PKK'DAKİ MAYINLAR: PKK'nın elindeki mayınlar üç ülkeye ait. Yüzde 60'ı italyan, yüzde 20'si Rus, yüzde 6.8'i Alman mayınları...

BİZ YAPABİLİRİZ: Ulusal bir mayın kuruluşu oluşturulur. On bin kişiye mayınlı arazileri temizlemede iş çıkabilir.

16 Haziran 2009 Salı

AKP'ye sanal gezinti (X ışınlarıyla bakın)


















Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.


Get Adobe Flash player







13 Haziran 2009 Cumartesi

Üç Milyonunucu İGDAŞ Abonesi Rezaleti

İGDAŞ, Istanbul Buyuksehir Belediyesine bagli bir sirket. Istanbul'da dogalgaz dagitiyor ve satiyor.
Sirket bir sure once Istanbul'un bes yildizli otellerinden birinde gorkemli bir toren duzenledi.

Torene Istanbul'un AKP sosyetesi, Istanbul Universitesi Rektoru falan tam kadro katildi. Konser verildi, yediler ictiler, doyasiya eglendiler.

Peki bu torenin amaci neydi?

IGDAS sirketi, uc milyonuncu dogalgaz abonesine hos bir armagan verecekti. Belediyede ve sirkette para nasilsa boldu ve bu armaganin da gorkemli bir sey olmasi gerekiyordu.Dusunduler tasindilar, uc milyonuncu dogalgaz abonesine 40.000 TL degerinde bir otomobilde karar kildilar. Simdi sira uc milyonuncu dogalgaz abonesinin kim olacagina gelmisti.

Isin icinde hile hurda, adam kayirmaca kesinlikle yoktu. Uc milyonuncu abonelik kime denk gelirse, otomobili o kazanip goturecekti.

Gunun birinde bu sansli vatandas belli oldu: Mehmet Kosker!

Peki kim bu Mehmet Kosker?

Yeni Safak Gazetesi var ya!.. Onun haber muduru... Herhalde o gune kadar evinde dogalgaz yoktu ve tam tamina uc milyonuncu abone olmayi basarmisti !
Talih kusu donmus dolasmis, Mehmet Kosker'in basina konmayi basarmisti !
Otomobilin anahtarini bes yildizli otelde duzenlenen gorkemli torende Istanbul Buyuksehir Belediyesi Baskani Kadir Topbas'in elinden aldi. Devir teslim toreninde poz verdiler, birlikte fotograf cektirdiler.
Topbas kursuye cikip Kosker'i kutladi, Kosker de bu degerli otomobili esine verecegini acikladi.

Sakin hic kimse yanlis anlamasin, "bunlar kitabina uydurup kendi adamlarina otomobil ikram ediyor" diye dusunmesin.

Bunlar Musluman. Hile yaparlar mi hic? Uc milyonuncu abonelik duzmece degil, kesinlikle rastlanti elbette.

Tamamen sans, kader, kismet!

11 Haziran 2009 Perşembe