24 Şubat 2012 Cuma

'MİT Kanunu'na Jet Onay

Mizah dergisi Penguen bu hafta kapağına MİT Kanununa jet hızıyla onay veren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü taşıdı.




Haftalık mizah dergisi Penguen tartışmalara sebep olan MİT Kanununa onay veren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü ve Başbakan Erdoğan'ı kapağına taşıdı.

15 Şubat 2012 Çarşamba

Hakan Fidan'i Kurtarmak

AKP, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı yargıdan kurtarmak için "Başbakan onayı olmadan sorgulanamaz" yasası çıkarıyor...

Hakan Fidan'ı kurtarmak - bir RTE filmi


8 Şubat 2012 Çarşamba

6 Ocak 2012 Cuma

İlker Başbuğ Tutuklandı

Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde bir ilk yaşandı. İlk kez bir Eski Genelkurmay Başkanı tutuklandı. ''İnternet Andıcı' davası kapsamında dün İstanbul Adliyesi'nde savcıya ifade veren, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, daha sonra çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. "Darbeye teşebbüs ve silahlı terör örgütü kurmak"la suçlanan Başbuğ, Silivri Cezaevine konuldu. Mahkemede Suçlamaları reddeden İlker Başbuğ, "Dünyanın en güçlü ordularından bir tanesine komuta eden birisinin, silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ile suçlanması gerçekten trajikomiktir" dedi.

Internet Andıcı Soruşturması kapsamında Cumhuriyet tarihinde ilk kez eski bir genelkurmay başkanı olarak sivil bir savcının makamında ifade veren İlker Başbuğ, "Terör örgütü yöneticisi olmak ve darbeye teşebbüs" suçlarını işlediği iddiasıyla sevk edildiği mahkemede tutuklandı. Başbuğ, hükümet aleyhine kara propaganda yapmak amacıyla Genelkurmay tarafından kurulduğu öne sürülen internet sitelerine ilişkin internet andıcı soruşturması kapsamında ‘şüpheli’ sıfatıyla ifade vermek üzere Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne geldi. Soruşturmayı yürüten özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından "şüpheli" sıfatıyla ifadesi alınan Başbuğ, TCK'nın 314/1. maddesi gereğince "örgüt yöneticiliği" ve 312/1. maddesi gereğince de "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs" suçlarından tutuklanması istemiyle İstanbul Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edildi.

Hükümeti yıkmaya sözde teşebbüs

İlker Başbuğ'un savcılık ifadesi yaklaşık 7 saat sürdü. Başbuğ’un sorgusu 20.00 sıralarında tamamlandı.

Bu video Adobe Flash Player'ın son sürümünü gerektirmektedir.

Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin.



5 Ocak 2012 Perşembe

Atamasi Yapilmayan Ogretmenlerden Milletvekillerine Protesto


Milletvekilleri de KPSS'ye girsin, 70 alamayan köyüne dönsün!

30 Aralık 2011 Cuma

Milletvekili Maaşi Zammına Cumhurbaşkanından Veto

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kamuoyunda tepki çeken milletvekili emeklilerine yapılan zamma ilişkin düzenlemeyi kısmen Meclis’e iade etti. Gül, gerekçesinde “Artışın gerekçesi anlaşılamamaktadır” dedi

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, milletvekili emeklilerinin maaşlarını düzenleyen 6262 sayılı Kanunu Meclis’e iade etti.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesinin Türkiye Büyük Millet Meclisince bir kez daha görüşülmesi için Anayasa'nın değişik 89 ve 104. maddeleri uyarınca ilişikte geri gönderildiği" belirtilti.

Köşk'ün veto gerekçesi ise şu cümleyle ifade edildi:
"Yüksek oranda yapılan zam kamu vicdanını rahatsız etti. Zammın gerekçesi anlaşılamamıştır. "

İşte Köşk'ten yapılan o açıklama:

Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından yayımlanması uygun bulunmayan 6262 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", 16 ncı maddesinin bir kez daha görüşülmesi için, Anayasanın 89 ve 104 üncü maddeleri uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına geri gönderilmiştir.


12 Aralık 2011 Pazartesi

'PKK hesabınızı kullanmış' tuzağına düşmeyin

Tüm uyarılara rağmen telefonla dolandırıcılığın önüne geçilemiyor. 'PKK hesabınızı kullanmış' denilerek dolandırılan 525 kişi soluğu savcılıkta aldı. Kurbanlar arasında savcı da var, vali yardımcısı da.

Telefonla kontör dolandırıcılığının ardından yeni arayışlara giren çeteler PKK'yi kullanmaya başladı. Rastgele aradıklarına, kendilerini Ankara Emniyet Müdürlüğü terörle mücadelede görevli başkomiser olarak tanıtan dolandırıcılar genelde kayıp kimlikler üzerine alınan cep telefonlarını kullanıyor. Şüphelenilmemesi için arka fonda polis telsizi dinleten zanlılar, sık sık telefonu beklemeye alarak yurttaşa kimliğinin kopyalandığını, banka hesaplarının kullanıldığını, PKK'nin bu hesaplardaki paraları kendi hesabına geçirdiğini söylüyor. Ağlarına düşürdükleri vatandaşlara PKK'nin hesaplarına ulaştığı ve kendilerinin de suçlu duruma düştüğü hakkında korku veren çete üyeleri son olarak boşaltacağı hesaplar için yeni bir hesap numarası açarak paranın aktarılmasını bekliyor. Akşam'ın haberine göre polis, çetenin, kurbanlarının parasını bankadan çekmesi için 1000 liraya bir de eleman tuttuğunu belirledi. Bu yılın ilk 10 ayında 525 kişi savcılığa başvurdu. 312 kişi de e-mail yoluyla dolandırıldığını emniyete bildirdi. 46 kişi gözaltına alındı. 17'si tutuklanırken 5'i savcılıktan serbest kaldı. Dolandırıcıların günde 500'e yakın telefon numarası aradıkları ve bu yıl içinde 5 milyon lirayı aşan vurgun yaptığı tahmin ediliyor.

8 Temmuz 2011 Cuma

Büyüme Efsanesi

Türkiye ekonomisi 2011 yılının ilk üç ayında geçtiğimiz senenin eş dönemine görece yüzde 11 büyüme gösterdi. Büyümenin aslında yurtdışı sıcak para akımlarınca sürüklenen ve dış borçlanmaya dayalı bir konjonktürün eseri olduğu ve bu biçimiyle kırılgan ve çarpık bir sanayileşme stratejisini yansıttığı yorumları etraflıca dile getirildi. Biz bu haftaki Ekonomi Politik’te daha önce 6 Nisan 2011 tarihli yazımızda vurguladığımız bir gerçeği (yeni veriler ışığında) bir kere daha ele alacağız. Önce verilerimizi tanıtalım.


Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) genel seçimlerden yaklaşık bir hafta önce Kalkınma Bakanlığı altında yeniden örgütlendi. DPT’nin belki de tarihsel olarak son işlevi çok önemli bir veri kaynağını bizlerle paylaşmak oldu. DPT, Ekonomik ve Sosyal Göstergeler adlı son yayınında Türkiye ekonomisinin tüm Cumhuriyet dönemi boyunca sergilediği milli gelir rakamlarını enflasyondan arındırarak 1998 sabit fiyatlarıyla bizlere sundu. Böylesi kapsamlı bir veri setini bizlere ulaştırdığı için DPT çalışanlarına teşekkür borçluyuz.

15 Nisan 2011 Cuma

AK Parti 24. Dönem Milletvekili Aday Listesi

AK Parti saat 16.10´da aday listelerini YSK´ya sundu. İktidar partisinden 70´den fazla milletvekili aday listelerinde yer bulamadı. AK Parti´nin adayları ve seçim bölgeleri şöyle :



ADANA 1 DENGİR MİR MEHMET FIRAT 2 ÖMER ÇELİK 3 NECDET ÜNÜVAR 4 FATOŞ GÜRKAN 5 VAHİT KİRİŞÇİ 6 ALİ KÜÇÜKAYDIN 7 AHMET EMRE BİLGİLİ 8 BURHAN ÜLGER 9 ELİF UÇAR 10 MAHMUT ÇELİKCAN 11 KÜRŞAT AKPINAR 12 BEKİR SARI 13 AYSEL GÜLBAHAR 14 KAMİL YILDIRIM
ADIYAMAN1 FEHMİ HÜSREV KUTLU 2 AHMET AYDIN 3 ŞEVKET GÜRSOY 4 MEHMET ERDOĞAN 5 İCLAL YALÇIN TUTUŞ
AFYONKARAHİSAR 1 SAİT AÇBA 2 VEYSEL EROĞLU 3 HALİL AYDOĞAN 4 AHMET KOCA 5 ZEKERİYA ASLAN 6 TÜRKAN BUĞRA 7 ALİ ÖZKAYA
AĞRI 1 YAŞAR ERYILMAZ 2 CEMAL KAYA 3 MEHMET HANİFİ ALIR 4 FATMA KOTAN 5 ABDULKERİM AYDEMİR
AMASYA 1 AKİF GÜLLE 2 AVNİ ERDEMİR 3 EMİN ÇUBIKCI
ANKARA (1. BÖLGE) 1 CEMİL ÇİÇEK 2 ALİ BABACAN 3 BÜLENT GEDİKLİ 4 NAZMİ HALUK ÖZDALGA 5 ZEYNEP DAĞI 6 MEHMET ZEKAİ ÖZCAN 7 FARUK KOCA 8 BURHAN KAYATÜRK 9 YADİGAR GÖKALP 10 ZELKİF KAZDAL 11 AHMET SİNAN POYRAZ 12 HASAN GAZİ ÖZER 13 SEBAHİTTİN KORKMAZ 14 HASAN KAŞIKARA 15 METİN ÇİNAR
ANKARA (ANKARA 2. BÖLGE) 1 BEŞİR ATALAY 2 SALİH KAPUSUZ 3 MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN 4 MUSTAFA SAİD YAZICIOĞLU 5 AHMET İYİMAYA 6 REHA DENEMEÇ 7 HALUK İPEK 8 AŞKIN ASAN 9 MUSTAFA TUNA 10 EMRULLAH İŞLER 11 NURDAN ŞANLI 12 NİHAT ÖZÇELİK 13 NAZLI ERGÜL 14 AVNİ ERDOĞAN

MHP Milletvekili Aday Listesi

MHP Adaylarının illere göre dağılım listesi:
ADANA
1. Necdet Özkaya
2. Fatih Mehmet Zorba
3. Ali Halaman
4. Recai Yıldırım
5. Mehmet Metanet Çulhaoğlu
6. Adnan Fatin Özdemir
7. Salih Gökçe
8. Bülent Bülbül
9. Mehmet Ali Ün
10.Necmettin Karakuş
11.Nuriye Tanrıkulu
12.Emrah Tülü
13.Muharrem Karlı
14.Yusuf Özyörük


23 Mart 2011 Çarşamba

Tefessüh - Çürümüşlük

Rifat SERDAROĞLU

Bugün size iki sanatçı hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum.

Sonrasında sizlerden, yaşam kalitemizin, sosyal ilişkilerimizin, insanları değerlendirme ölçümüzün, kültür düzeyimizin ve gençlere örnek olma görevimizin hangi yöne gittiğine dair karar vermenizi rica edeceğim;

İbrahim Tatlıses

Şanlıurfada inşaatta çalışırken, sesinin güzelliği sayesinde İstanbula gelen ve meşhur olan, eğitimi olmayan bir sanatçı. Buraya kadar muhteşem bir başarı örneği. Normal eğitiminin yanında müzik eğitimi de almayan bu insan çok kısa zamanda paraya, şöhrete kavuşuyor.

Yaşam tarzı olarak, hareketli bir hayat yaşamayı tercih ediyor.

Özellikle Baba denilen kişilerle ve yer altı alemiyle çok içli dışlı.


12 Eylül 2010 Pazar

Anayasa Değişikliği Tasarasına ilişkin 2010 Referandum Sonuçları

NTVMSNBC.com 'un verdigi haber akışı sayesinde yeni anayasa değişikliği tasarasına ilişkin 2010 referandum sonuçlarını buaradan görebilirsiniz:

Yeni Anayasa ABD Projesi

video
Mart 2010 tarihinde Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Kocasakal, Türkiye'nin sıkıntılı günlerden geçtiğini belirtmişti. Referandum öncesi benzer kaygıları dile getiren Kocasakal, Yeni Anayasa tasarasının Sevr Antlaşmasının farklı bir şekilde dayatılması olarak karşımıza geldiğini açıkladı.

Kocasakal, Trakya Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Topluluğunca düzenlenen "21. yüzyılda teröre dayalı etnik ayrımcılığa karşı ulusal bütünlük ve hukuk devleti" konulu konferansta, siyasi iktidarın milli irade meselesini çarpıttığını, sürekli milli irade vurgusu yaparak, yargıdan ve yüksek yargıdan yakındığını savundu.

"Özellikle siyasi iktidar sürekli olarak milli irade vurgusu yapıyor" diyen Kocasakal, "Kuvvetler ayrılığı bir üçgendir. Bir yerinde yasama ve yürütme vardır. Yargı yukarıdadır. Hukuk devleti böyledir. Bir ülkeyi demokratik ülke yapan bağımsız ve denetleyen yargıdır. Demokrasiyi demokrasi yapan yargıdır" diye konuştu.

Hükümetin, 'Anayasa Mahkemesi'nin iptal edeceğini bile bile kanun çıkarttığını da ekleyen& Doç. Dr. Ümit Kocasakal, yüksek yargıyı hedefe koyup yargının içini boşaltmak istediğini savunmuştu.

31 Mayıs 2010 Pazartesi

Adnan Kahveci'nin Hayati


17 yıl önce Türkiye, değerli bir devlet adamını daha trafik kazasına kurban verdi. Yaşantısı, fikirleri ve farklı kişiliği ile Adnan Kahveci, örnek bir siyasetçiydi..

Türk siyasi hayatının erken kayan yıldızlarından biriydi o. Tam 17 yıl önce 1993 yılının 5 Şubat'ında aramızdan ayrıldı.

Türk siyasi hayatında, örnek kişiliği, projeleri ile hep zirvede kalmayı başaran Kahveci 1949 yılında Trabzon'un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi.

Eğitim hayatı hep birinciliklerle geçen Adnan Kahveci, Milliyet Gazetesinin açtığı ilkokullar arası bilgi yarışmasının ilk birincisidir. TÜBİTAK bursuyla geçtiği Kabataş Lisesi'nden 1966 yılında dönem birincisi olarak mezun olan Kahveci, aynı yıl üniversiteye giriş sınavında da 180 sorunun tamamına doğru cevap vererek Türkiye birincisi oldu.

İstanbul Fen Fakültesinde başlayan Üniversite hayatı, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla, ABD'nin İndiana Eyaletindeki Purdue Üniversitesi'nde sürdü.

ABD'de öğrencilik yıllarında, okul yemekhanesinde çalıştı, bulaşıkçılık hatta aşçılık yaptı. 4 yıllık okulu 2,5 yılda bitirerek elektrik mühendisi olan Kahveci, mezuniyetinin ardından Missouri Üniversitesinde doktora yaptı. Ardından da aynı üniversitede asistan profesör olarak çalıştı.

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Yargi Reformu


İşte hükümetin yargı reformunun öncülerinden...

video

Ermenilerden Özür Dilemekten Bahsetmişken...

Özür mü dediniz?

Yıl 1973 Şubat’ı...

Erzurum doğumlu 78 yaşındaki Gourgen Mıgırdıç Yanıkyan cinayetten 6 ay önce Başkonsolos Mehmet Baydar’ı makamında ziyaret ederek elinde Beyrut’tan satın aldığı ve sonradan İstanbul’da bir saraydan çalındığını saptadığı bir tablo olduğunu söyleyip "Bunu size hediye etmek istiyorum" dedi ve tablonun resmini bıraktı.

Baydar, fotoğrafı Türkiye’ye gönderdi ve araştırılmasını istedi. Bir süre sonra Ankara’dan tablonun çalıntı olduğu bildirildi, alınması istendi.

Baydar hemen Yanıkyan’ı aradı ve tabloyu getirmesini istedi. Yanıkyan yaşlı olduğunu, tabloyu kendilerinin gelip almalarını söyledi. Bunun üzerine Baydar, yardımcısı Bahadır Demir’i de alarak yaşlı Ermeni’nin kaldığı Santa Barbara’daki Baltimore Oteli’ne gitti.

Yanıkyan’ın odasına çıktılar. Oturur oturmaz yaşlı Ermeni silahını çekip iki diplomatımızı öldürdü. Sonra otel müdürünü arayıp polis çağırmasını istedi. Polis, Yanıkyan’ı götürürken katil, "Ben iki şeytanın canını aldım" dedi.


Roma Hukuku Dersleri


Her hukuk öğrencisi bilir: Milattan 98 yıl, günümüzden 2108 yıl önce Roma Hukuku bu konuyu bu kadar basit bir şekilde ortaya koymuştu:

AYNI KANUN TASARISINDA

BİRBİRİYLE YAKIN İLİŞKİSİ OLMAYAN KONULARIN

BİRLİKTE YER ALMASI YASAKLANMIŞTIR.


Bu şekilde, halkın kabul edeceğine inanılan teklifler tek başına oylanırsa reddedileceği kesin olan tekliflerle beraber aynı kanun tasarısında yer alamaz.

"Lex Caecilia Didia Milattan Önce 98 yılı”

Roma Hukuku Dersleri - Pax Romana

Prof. Dr. Bülent Tahiroğlu-Prof. Dr.Belgin Erdoğmuş (sayfa 15)

Fethullah Gülen


Samimi inançla çıkarcılığı, din tacirliğini birbirine karıştırıyoruz.

Tıpkı, Gülen'in adı kullanılarak oluşturulan ekonomi imparatorluğu ile cemaatin İslâmi boyutundaki içtenliği birbirine karıştırdığımız gibi.

Gülen çocukluğundan itibaren İslâmi inançları sağlam bir Müslüman Kürt çocuğu olarak yetiştirildi.
Bugün de inançlarının samimiyetinden şüphe etmek kimsenin haddine değildir ama adı üstünden kurulan ekonomik imparatorluğun giderek daha da güçlendiğini, devletin bütün katmanlarına habis bir ur gibi yerleştiğini görmemek de mümkün değildir.

İşin ilginci, yöntemleri tam da bir MAFYA yöntemidir. İçeriden kuşatma.
Gülen adı üzerinden kurulan ekonomi imparatorluğu; TSK'yı, Emniyeti, MİT'i, Yargıyı ve ekonomi yönetiminde etkin kamu bürokrasisini içten ele geçirmektedir.
MAFYA yukarıda saydığım kurumlarda ufak paralar dağıtarak, ailelerin küçük ekonomik sorunlarını çözerek, hastalıklarında, doğumlarında, ölümlerinde adamlarıyla yanlarında yer alarak etkinlik sağlar.
Gülen'in adı üzerinden kurulan ekonomi imparatorluğu ise Halis Toprak Holding gibi kurulmuş, anayasal kurumlarda MAFIA gibi yapılanmıştır.

Halis Toprak adı dikkatinizi çekmiştir açayım.

15 Nisan 2010 Perşembe

Tahribat


Halaçoğlu olmasaydı, bir süredir Türkiye Cumhuriyeti'nin altını etnik temelde oymaya çalışanlar, şimdiye kadar amaçlarını çoktan gerçekleştirmiş olabilirlerdi. Emperyalist bir plandır bu. İstediklerini başarma konusunda epeyce yol aldıkları bir gerçek ama Türk Tarih Kurumu gibi Mustafa Kemal Atatürk'ün emaneti olan kurumlar ve Halaçoğlu gibi bilim adamları sayesinde son vuruşu bir türlü yapamıyorlar.
Profesör Halaçoğlu'nu en son Fatih Altaylı'nın Teke Tek proğramında izledim. Programa elini kolunu sallaya sallaya, hiçbir hazırlık yapmadan geldiği izlenimi veren Ermeni vatandaş, dilbilimci Sevan Nişanyan'ı çok zor durumlarda bıraktı. Türk Milleti'nin alnına yapıştırılmak istenen “soykırımcı” yaftasını sadece bizim arşivimizden değil İngiliz, Rus, hatta Ermenilerin kendi belgeleriyle geçersiz kıldı.
Türkiye'nin aslında “Türklere ait olmadığı” yalanı özellikle 1990'lı yılların başından itibaren bir psikolojik savaş yöntemiyle halk arasında yayılmaya başladı“Türkiye'de zaten Türk yok ki, biz de Gürcü'ymüşüz” gibi lafları sıradan vatandaşlarımızın ağzından duyar olduk. Magazin programlarında bile insanlar, ilgili ilgisiz “Biz aslen Giritliyiz”, “Biz aslen Arnavutuz” demeye başladılar.