Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Alman “Mercedes”, Fransız “Peugeot” AKP’ye minnettardır!

AKP iktidarı seçime beş kala sözde ekonomik tedbir paketi açıkladı. Bir paket ki evlere şenlik. Sanki Alman, Japon, hükümetlerinin ekonomik kurtarma paketi mübarek. Otomobil ve dayanıklı tüketim mallarında yani TV’den, çamaşır makinesine alınan ÖTV’lerde 3 ay süreyle kademeli bir indirime gitti. Türkiye’de üretilen ve/veya bir kısmı ülkemizde imal edilen otomobil veya elektronik eşyaya değil de, genele yönelik yapılan bu indirimin Türk sanayisine, imalatçısına ve de işçisine bir hayrı yok! Örneğin Otomotiv Sanayii Derneğinin 11 Mart 2009 tarihli basın bültenine baktığımızda ne demek istediğimiz daha iyi görülüyor. Türkiye’de 2007 yılında Ocak –Şubat aylarında toplam 30.395 adet otomobil satılmış bunların %70’i ithal otomobiller. 2008 yılının ilk iki ayında ise 39.784 otomobil satılmış, bunun da %70’ini ithal otomobiller teşkil ediyor. 2009 yılında da durum değişmiyor. İlk iki ayda 27.665 otomobil satılmış bunun 17.978 adedi ithal. Artan döviz kurlarına, duran üretime, rekor boyutlardak...

Bu gidişata "dur" demek için bir fırsat

Bağımsızlık savaşımızın ardından, İsmet Paşa'nın Lozan'daki inadı ile alınan Diplomatik başarı sonrasında, İngiliz dışişleri bakanının bilahare kullanmak üzere cebine koyduğu kartlardan bu güne, güzel vatanımız yabancı toplum mimarlarının ve mühendislerinin faaliyet gösterdiği şantiye alanına döndürülmüştür. Bu projenin ana hedefi Türk toplumunu bölerek vatandaşlarını birbirlerine düşman ederek güçsüzleştirmek ve bağımsızlığını elinden alarak onları köleleştirerek yönetmek ve dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan, bu toprakların ürettiği ekonomik değerleri sömürmektir. Oysa yabancı toplum mimarlarının yaratmaya çalıştıkları teslim olmuş bir Türkiye de Deniz Baykal figürü, planları bozma ihtimali yüksek risk unsurlarından biridir. Çünkü hem CHP’nin kurucu kültüründen beslenmiş hem de akademik ölçekte kendisini yetiştirmiştir. Ayrıca Cumhuriyetin kazanımlarını her koşulda savunabilecek donanıma sahip ve her türlü projenin, senaryonun farkına varabilecek ve oyunları bozabil...

Sunay Akın'dan Günün Sözü

Bilim ve sanat, bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar. Uçamayanlar ise tavuk olur... "Tavuk Toplum" önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz." --Sunay Akın

20 yıl önce grev yapan bir ekip

Sadece iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamı

"İstanbul Üniversitesi'nde öğrenci olduğum sıralar, okul duvarında bir ilan gördüm: "Avrupa'ya talebe yollanacaktır. " Allah Allah, dedim! Ülke yıkık dökük, her yer virane, Lozan yeni imzalanmış, bu durumda Avrupa'ya talebe... Lüks gibi gelen bir şey... Ama bir şansımı denemek istedim. 150 kişi içinden 11 kişi seçilmişiz. Benim ismimin yanına Atatürk, "Berlin Üniversitesi'ne gitsin." diye yazmış. Vakit geldi, Sirkeci Garı'ndayım, ama kafam çok karışık.Gitsem mi, kalsam mı? Beni orada unuturlar mı? Para yollarlar mı? Tam gitmemeye karar verdiğim, geri döndüğüm sırada bir posta müvezzi ismimi çağırdı. "Mahmut Sadi! Mahmut Sadi! Bir telgrafın var." "Benim" dedim. Telgrafi açtım, aynen şunlar yazıyordu: "Sizleri bir kıvılcım olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz." İmza Mustafa Kemal Okuyunca düşündüklerimden olağanüstü utandım. "Şimdi gel de ...

Unakıtan'dan yeni bir rezillik daha

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ögretim görevlileri ve Mezunları Avrupa'daki Üniversitelerle herhangi bir denklik sınavına tabii tutulmadan, direkt Muayenehane açabilme yetkisi verilmiş ilk ve tek Türk üniversitesidir. UNAKITAN'ın kişsel tercihi olup Amerika'ya gitmesi bizi hiç ilgilendirmez.. Basar parasını gider... Ama DEVLETİN PARASIYLA HACETTEP'den SEVK'li gitmiş olması HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ'ni yok saymaktır. Umarım Dünya'nın en saygın Hocalarını bünyesinde barındıran Hacettepe üniversitesi bir an önce bir acıklama yapar. Bu Hacettepe'nin de içine çekildigi büyük bir rezalettir.. BYPASS ameliyatı olmak için ABD'ye giden Maliye Bakanı Unakıtan'ın masraflarını devlet karşılasın diye, Hacettepe hastanesi "bu ameliyat Türkiye'de yapılamaz, yurtdışında tedavisi gerekir" diye rapor düzenlemiş , devletin hakem hastanelerinden biri olan Ankara numune hastaneside bu raporu onaylamış. Y O R U M : Maliye bakanı kemal unakıt...

Coca Cola Rezaleti Bölüm II: Turkuaz

Ülken ABD ve AB emperyalizmine peşkeş çekilmişse, Coca Cola'yı da, Turkuaz kuyu suyunu da %99'u bilinçsiz müslüman olan halkımıza zemzem suyu diye içirirler işte böyle. Ne diyelim, bir zamanlar Amerikan tetikçiliğini milliyetçilik sanan "milliyetçi-mukadesatçı" ve de "Türk-İslam sentezci" kör gençlerimiz ABD 6. filosunu Kabe kabul edip bu gemilere dönüp namaz kılmışlardı İstanbul'da. Bu insanlar bugünün Türkiye'sini yarattılar işte. 6. filonun askerlerini denize döken bilinçli gençlerimiz ise darağacına çekildiler. Ülkemiz artık ne yazık ki ATATÜRK cumhuriyeti değil. Kuyu suyundan yola çıkıp nerelere geldik. Dün gece eve dönerken su almak üzere markete uğradım, görevliye şöyle sordum: '1,5 lt. su var mı? Ama Turkuaz dışında lütfen' Turkuaz çıktığından beri bu şekilde su alıyordum artik. Para verip kötü su içmeye hiç niyetim yok! Marketteki adamın dediklerini aynen aktarıyorum: -'Ağabey, ben o sudan satmıyorum. İnan ki gelen müşterilerden ...

Yeni Parti Yeni Türkiye için Hazır

Türkiye’nin içine düşürüldüğü rejim sorunu giderek boyutlanmaktadır. Ağzı bozuk ve giderek meşruiyetini zorbalığından almaya başlayan iktidar, demokrasimizi tehdit etmektedir. Bütün tarihi kendi kısır özgeçmişine ve saplantılarına indirgeyen bu anlayış AKP’dir. Hukuku, orduyu ve diğer kurumlarımızı kendileştirme yolunda bir hatalar silsilesi kurmuştur. Basına baskı konusunda Kanaltürk sürecinde yaptıklarının boyutuna yakından tanık olduğumuz bu siyasi yapı, artık hükümet etme alışkanlıklarını devletin partizanlığa sürüklenmesi noktasına çekmiştir. DTP ile küs ama Kürt Hamaslarıyla barışık; Ergenekon diye, 28 Şubat intikamı ve muhalif susturmacaya evet ama darbecilerden hesap sormaya hayır; TSK (Ordu) içinde Fetullahçı ihracına hayır ama DTP dışlanmasına ve TSK’nın gayet yanlış siyasi açıklamalarına evet. Bunun adı iki yönlülüktür. Cumhuriyet gazetesinin beyaz sayfalarla çıkması yerinde ve tam da zamanında bir uyarıdır. Bunu Türkiye gayet net algılamalı ve içine sürüklendiği faşizme kar...

Çekirdekten gelerek siyasetçi olmak, devlet adamı olmak için yeterli midir?

Siyaset ayrı iştir, Devlet Adamlığı ise çok farklı ve ayrıdır. Devlet adamı vasfını alabilmek için çok özellik, birikim gereklidir. Devlet adamı uygar davranır, Sinirlense ve öfkelense de belli etmez. Siyaset bilimini, tarihle harmanlamıştır. Lafının ölçüsünü, endazesini bilir! Uluslararası ilişkilerin geçmişini bilmiştir. Dünya siyaset tarihinde ülkesinin yerini , düşmanlarını , ülkesine yapılmış olanları çok iyi bilir. Bunların temelinde geleceğe ait alternatifli öngörüleri vardır. Ahlaklı ve erdemlidir. Entellektueldir. .. Uç kuruş-beş paraya ülkesini satmaz ! Özü, sözü doğru, adam gibi adamdır Devlet adamı ... Her şeyin en iyisini ben bilirim diyecek kadar da narsist değildir. Ekip çalışmasına yatkındır. çevresini gerçek bilge , uzman , yetkin kurmaylarla donatır. Örneğin ; Bizden diye , yanına tekstil tüccarını Dışişleri bakanı olarak almaz ! Örneğin ABD'de mütercimlik yapan kişiyi , Önce milletvekili , Sonra AB'den sorumlu bakan yapmaz ! Örneğin İngiltere uyruğunda bu...

94 yıllık hikâye...

Yıl, 1915. Çanakkale'de kan gövdeyi götürüyor. "Geçerim" diye saldıran emperyalistlerin insan kaybı, 100 bini aşmış... "Geç de görelim" diyen dedelerimizin kaybı ise, 150 binin üstünde.... Mermiler havada çarpışıyor. Cesetler toplanamayacak kadar çok... Bu inanılmaz kıyıma rağmen, İngiliz Hükümeti durumdan memnun. Çünkü gerçeği bilmiyor. Çanakkale'deki İngiliz cephe komutanı, "Vaziyet gayet iyi... Bugün yarın geçeriz" raporları gönderiyor devamlı... O sırada genç bir gazeteci var orada. Avustralyalı. Melbourne Age Gazetesi'nin muhabiri. Görüyor ki, durum kel... Hadise, hiç de İngiliz komutanın anlattığı gibi değil. Türkler kafaya koymuş... Kuru ekmek yiyor, bulursa üzüm hoşafı içiyor, şakır şakır ölüyor.... Ama geçirmiyor. Avustralyalı olduğu için özellikle dikkatini çeken bir konu daha var. İngiliz komutanlar, karargâhta klasik müzik eşliğinde viski yudumlarken, Anzaklar patır patır gidiyor. En son iki tabur Anzak gönderiyorlar bir bölgeye... ...

Zülfü Livaneli'den Türkiye'nin Büyük Dönüşümüyle İlgili Tahminler

Bir çocuğun büyümesini, anası babası zor fark eder.Çünkü çocuk her gün gözlerinin önündedir ve bir günden ertesi güne değişiklik olmamaktadır. Çocuk hep aynı gibidir. Ama aynı çocuğu bir yaşında gören kişi dokuz yıl sonra gelip de onun on yaşını sürdüğünü gördüğü zaman gözlerine inanamaz. Ve çocuğu tanıyamaz. Ülkeler için de durum böyle. Her sabah kalkıyoruz, gazeteleri okuyoruz, işe gidip geliyoruz, akşam televizyonda haberleri izliyoruz ve ülkedeki büyük değişimi fark edemiyoruz. Her şey aynıymış gibi geliyor. Oysa, Türkiye büyük bir hızla değişiyor, dönüşüyor, bambaşka bir ülke haline geliyor. Bunu anlamanın en kestirme yolu, ülkeyi üç beş yıldır görmemiş birisinin tanıklığına başvurmaktır. İnanın bana, bütün samimiyetimle söylüyorum; bir süre sonra Türkiye iyice tanınmaz hale gelecek. Siz bile şaşıracaksınız. Peki bu değişimin yönü ne? Bunu kısaca " muhafazakarlaşma, Orta Doğu ülkesi olma, zenginleşme ve kalitesizleşme" olarak adlandırabiliriz. Dikkat edilirse bun...