Ana içeriğe atla

Yargıyı yok et; yasa, yürüt...


Anayasa’da değişiklik yapıyor arkadaşlar...

Anayasa’ya göre kapatılması istenen partinin kapatılıp kapatılmayacağına, Anayasa’ya göre kapatılması istenen parti karar verecek.


- Suç işledik mi?

- İşledik.

- Kapatılalım mı?

- Kapatılmayalım.

- Yaz kızım, kapatılmamıştır.



Boşanmak istiyorsunuz mesela...

Hâkime ne?

Toplansın sülale...

Referandum yapılsın.



Diyarbakırspor’a saha kapatma cezası mı verilecek? Federasyon karışmasın... Tribünlere sandık konulsun, Diyarbakır taraftarı karar versin. Hakemi, futbolcular seçsin... Zaten, boşu boşuna maç yapmayalım, oylama yapalım, kimin taraftarı fazlaysa o şampiyon olsun.



Gardiyanları mahkûmlar seçsin.

Zabıtaları pazarcılar seçsin.


Komutanları erler seçsin; yap kışlada kampanyanı, topla 3 bin kişiyi albay ol... Ordudan kimin atılacağına generaller karar veremeyeceğine göre, okuldan kimin atılacağına niye öğretmenler karar
veriyor? Çocuklar reşit olana kadar
sınav sorularını veliler belirlesin.


Ana veya babanın dediği olmasın...
3 kişilik ailelerde salt çoğunluk aransın,
4 kişilik ailelerde karar alınamazsa, rafa kaldırılsın, gelin veya damat gelene kadar kadük kalsın.


Devlet dairesinde 100 memur varken, niye sen müdür oluyorsun?

Hani demokrasi?

Ya herkes müdür olsun, komisyon yönetsin ya da müdürü memurlar seçsin.


Vatandaşın en çok oy verdiği parti iktidar olunca, güzel... Aynı vatandaşın en çok seyrettiği dizi, çirkin... Öyle mi?

Behlül RTÜK başkanı olsun.

RTÜK başkanı da gitsin Bihter olsun.


Belediye otobüsünün nerede duracağına yolcular karar versin; oytobüs olsun... Çoğunluk nereye istiyorsa, pilotlar oraya uçsun. Kadıköy’den bindik, Karaköy’e mi Eminönü’ne mi, kaptanı alakadar etmez, demokrasi var, uzlaştık uzlaştık, uzlaşamadık akıntı karar versin.


Herkes kendine anayasa hazırlasın, herkes kendi anayasasına uysun, birbirimizin anayasalarının birbirimize uymadığı durumlarda, hiç ağlanmasın, herkes ne hali varsa görsün...

Hukuk mukuk kalmadığına göre, bu saatten sonra Allah cezamızı versin.

Yılmaz Özdil / Hürriyet

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Güneydoğu'daki Mayınlarla ilgili ağzı açık bırakacak senaryo

O mayınları meğer kim döşetmiş biliyor musunuz? Ya minicik bir cihazla bulunabileceğini. İsrail'in bu işteki rolünü...? Mayınların temizlenmesi tartışmasında işin ucu bildiğiniz gibi İsrail'e dayanınca Türkiye'de kıyametler koptu. Dün akşam FOX'da Doğan Şentürk'ün hazırladığı programda ilginç bir detay dikkat çekti. Askeri Mühimmat Uzmanı Ahmet Zengin, ortaya üç harita çıkarttı. Haritalar üç ayrı kaynakta yer alıyordu ama hepsi de aynı alanları işaret ediyordu. Zengin o haritaları şöyle anlattı; VAADEDİLMİŞ TOPRAKLAR: "Harita sina yarımadasından başlıyor, hilalin ucu Kıbrıs'ı içine alıyor, Alanla ve Antalya'yı içine alıyor, Mezopotamya , GAP bölgesini, Dicle-Fırat havzasından Basra körfezi ve Irak ile Kuzey Arabistan'ın büyük bir bölümünü içine alıp kapanıyor. HARİTALARIN ANLAMI NE?: Bu alan Yahudilere vaadedilmiş topraklar adı altında bir alanı kapsıyor. Bu alan bizim ülkemizin güneyini de içeri alıyor. Hz. İbrahim'in yaşadığı yer bu haritada H...

Adnan Kahveci'nin Hayati

17 yıl önce Türkiye, değerli bir devlet adamını daha trafik kazasına kurban verdi. Yaşantısı, fikirleri ve farklı kişiliği ile Adnan Kahveci, örnek bir siyasetçiydi.. Türk siyasi hayatının erken kayan yıldızlarından biriydi o. Tam 17 yıl önce 1993 yılının 5 Şubat'ında aramızdan ayrıldı. Türk siyasi hayatında, örnek kişiliği, projeleri ile hep zirvede kalmayı başaran Kahveci 1949 yılında Trabzon'un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi. Eğitim hayatı hep birinciliklerle geçen Adnan Kahveci, Milliyet Gazetesinin açtığı ilkokullar arası bilgi yarışmasının ilk birincisidir. TÜBİTAK bursuyla geçtiği Kabataş Lisesi'nden 1966 yılında dönem birincisi olarak mezun olan Kahveci, aynı yıl üniversiteye giriş sınavında da 180 sorunun tamamına doğru cevap vererek Türkiye birincisi oldu. İstanbul Fen Fakültesinde başlayan Üniversite hayatı, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla, ABD'nin İndiana Eyaletindeki Purdue Üniversitesi'nde sürdü. ABD'de öğrencilik yıllarında, okul yemekhanesinde ç...

TÜİK Enflasyon Verileri Hakkınd Açılan Dava ve Yargı Süreci

Günümüzde enflasyon verileri, yalnızca ekonomik göstergelerin takip edildiği bir sayı olmakla kalmadı, emekli maaşlarından asgari ücrete, kamuoyunun en temel gündemine kadar uzanan dinamik bir olgu hâline geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’deki resmî istatistikleri yayımlamaktan sorumlu anayasal bir kurum olarak öne çıkmakta. Ancak söz konusu verilerin “güvenilirliği” zaman zaman kamuoyunda tartışma konusu oluyor. En son örnekte, TÜİK’in 2024 yılı ilk altı aylık dönemi kapsayan enflasyon oranlarını olduğundan daha düşük açıkladığı iddiasına ilişkin yargı süreci başlatıldı. TÜİK’in Enflasyonu Olduğundan Düşük Gösterme İddiası ve Mağduriyetler TÜİK verilerinin düşük gösterildiği iddiaları özellikle maaşlı çalışanlar ve emekli kesim açısından büyük bir mağduriyet yaratıyor. Zira enflasyon oranına göre şekillenen maaş ve aylıklar, olduğundan daha az zamla güncelleniyor. Bu durum, satın alma gücünün beklenenden daha hızlı erimesine ve hanehalkı...