Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Türkiye'nin Gidişatı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

AKP ile Son 16 Yıl

2001 Krizi ve Sonrası Mahfi Eğilmez'in Mayıs 14, 2018 tarihindeki Son 16 Yıl ve 2018 Falı adlı yazısı 2001 krizi, Türkiye ekonomisinin yaşadığı önemli krizlerden birisidir. 2000 yılı sonundan krizin olduğu 2001 yılı sonuna ve 2002 yılı sonuna kadar ekonomide şöyle bir gelişme yaşanmıştır (veriler için kaynak: IMF, veri tabanı.) Makro Göstergeler 2000 2001 2002 GSYH (Cari fiyatlarla, USD) 273,1 200,3 238,3 Büyüme Oranı (%) 6,6 -5,9 6,4 Kişi Başına Gelir (USD) 4.219 3.053 3.589 İşsizlik Oranı (%) 6,0 7,8 9,8 Enflasyon (%) 39,0 68,5 29,7 USD/TL Kuru 675.004 1.453.615 1.311.636 Bütçe Dengesi / GSYH (%) -8,4 -11,8 -11,4 Kamu Borç Stoku / GSYH (%) 51,6 76,1 72,0 Cari Denge / GSYH (%) -3,6 1,9 -0,3 2001 krizi sonucunda 2000 yılında yüzde 6,6 olan büyüme oranı yüzde 5,9’luk bir küçülmeye dönüşmüş, GSYH’de yüzde 26,7 ve kişi başına gelirde yüzde 27,6 düşüş yaşanmıştır. İşsizlik ora...

Kanal Mı? Kanalizasyon Mu?

Televizyon kanalları arasında geziniyorum. Bir dizi furyasıdır gidiyor. Bunlar dizi değil, toplumu çökertmek için yapılmış dinamit sanki. Mardin’de çevrilmiş bir diziye baktım. Bir kadın hem baba, hem oğlu ile beraber. Gene aynı dizide evin oğlu amcasının kızına tecavüz ediyor, kız sonra evleniyor ama amca oğlu hala peşinde. Bir başka dizide iki kız kardeş aynı adamı seviyor. Biriyle beraber oluyor, kız hamile ama öteki ile evlilik hazırlığı yapıyor. Aşk-ı Memnu zaten şirazeden çıktı. Küçük Kadınlar lisede okuyan kıza enişte tacizi. Yaprak dökümü gene iki kız kardeşin aynı erkek ile beraberliği. Bir de Hanımın Çiftliği var. Dayı yeğeni için getirttiği kıza el koyacak.

Hakiki Gündem

Domuz gribi, paşaların ifadesi, ıslak imza,açılım vb. gibi suni gündemlerin üzerini örttüğü Hakiki gündem... Gerçi biliyorsunuz da gene de bir hafızaları tazelemekte yarar var.. Sürekli suni gündemler yaratılarak Türk Halkından hayati gerçekler kaçırılıyor. Ergenekon, ıslak imza, kafes, açılım-saçılım saçmalamaları ile asıl kafeslenen Türk Halkıdır. Halkı gerçek gündemin dışında tutmak için planlandığı anlaşılan bu psikolojik savaş taktikleri olmasaydı, bu gün neleri konuşuyor olurduk? İlhan Kesici’nin ART’de Ümit Zileli’ye anlattığı ekonomik verilere bir göz atalım: a) Bütün dünya ortalama olarak %1.1 küçüldü. b) Krizin anavatanı ABD %2.7 küçüldü. c) Türkiye hariç gelişmekte olan ülkeler ortalama %1.7 büyüdü. d) Çin % 9 büyüdü. e) Hindistan % 5.4 büyüdü. f) Ve Türkiye % 6.5 küçüldü. Cumhuriyet’ten bugüne dönemler itibarı ile büyüme oranları: a) 1923-1929 arası büyüme %10.3 (Savaş sonrası ve Osmanlı’nın borçlarının da ödendiği yıllar. Yanmış, yıkılmış bir ülke. Aydını, doktoru, mü...

TÜİK tarafından Türkiye'nin 1925'den bugüne dış ticaret verileri

Türkiye'nin ihracatın ithalatı karşılama oranı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK – www.tuik.gov.tr ) tarafından sağlanan Türkiye’nin dış ticaret istatistiksel verilerinden çıkarılmış bir analizde 1925′den itibaren ihracatın ithalatı karşılama oranını görülüyor. Grafiği ve detaylı verileri basitleştirilmiş olarak görmek için burayı tıklayın.

Geldiğimiz Nokta

Bir gazeteci heyeti geçen hafta sonunda Suriye'den gelen bir davet üzerine Şam'a gitti. İkinci gün Şam'daki Türkiye büyükelçiliği ziyaret edildi... Güneş gazetesinden Rıza Zelyut anlatıyor: "Salona girişte sağdaki duvar dibinde bulunan masanın üstünde Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan'ın baş fotoğrafları konulmuştu. Bunları da; bizim ülkizin yöneticileri olarak orada görmekten mutlu olduk. Bu arada Büyükelçimiz Sayın Yaşar Halit Çelik ile tanıştık, sohbet ettik ve fotoğraf çektirdik. Büyük kabul salonunda duvarlar değişik resimlerle süslenmişti. Bir yerlerde devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün bir fotoğrafını aradı gözlerim. Yoktu..." Rıza Zelyut bunun üzerine lisanı münasiple Büyükelçiye soruyor: - Sayın Büyükelçim, kabul salonunda pekçok resim var ama hiç Atatürk resmi yok. Acaba ben mi göremedim?' - Efendim, bu salona Atatürk resmi koymadık. Çünkü gerek görmedik... - Niçin?' - Artık bu işleri aşmalıyız. Avrupa'd...

12 yaşındaki mendilci Ahmet’ten hayat dersi!

Dün 15 milyon öğrenci ders başı yaptı... Bilecikli Ahmet ise, Mecidiyeköy’deki Profilo trafik ışıklarında elindeki kağıt mendilleri satmak için yeşil ışığın yanmasını bekleyen araçların camlarını tıklatıyordu. “Sen okula gitmiyor musun” dedim, gerisi geldi: - İki sene önce dördüncü sınıfı bitirdim ve bıraktım. - Neden? - Babam hapse girdi... - Ne yaptı ki? - İnce iş... Şimdi anlatamam... - Annen neden çalışmıyor peki? - O da çalışıyor, aha orda... (Eliyle 10-15 metre uzakta kucağında bir bebekle dilenen kadını gösteriyor.) - Oooo, iyisiniz... Bu ışıklar sizin kontrolünüzde yani... - Kız kardeşim de cam siliyor... - Vay, vay, vay... İyi para götürüyorsunuzdur. .. - Üçümüz günde 200-250 liradan aşağı toplamıyoruz. .. - Ayda 6 milyar eder... - Geçiyor... Ama pazar günleri çalışmıyoruz... Çünkü pazarları bu ışıklar tıkanmıyor. İş olmuyor. Ben de balık tutup satıyorum. Sana da getireyim mi? - Boş ver balığı, o kadar parayı ne yapıyorsunuz? - Birazını babama gönderiyoruz, birazını yiyoruz, y...

Yeni Parti'den AKP Despotizmi üzerine birkaç söz

“Ne olacak bu memleketin hali?” diye soranları Ergenekon çuvalına atıyor. “Kürt açılımı nedir?” diye soranlara, “İMF meselesi nedir?” diyenlere, “Suriye sorunu ne oluyor” sorusuna, “İran, Hamas, Hizbullah, Lübnan….” Nereye gidiyoruz, “Suudi Arabistan, tarikat, cemaat…” ilişkileri, “Dış borçlanma, Afganistan, Irak, Pakistan….” da ne yaptırmak isteniyor bize, deyince, “Ekonomik kriz, bölgesel farklar, demokrasi…” ne olacak der demez, AKP den bir feveran yükseliyor. “Ülkenin bu çok önemli sorunlarını ‘Siyasal zemine çekmeyin’”!... İyi ama siz kimsiniz o zaman? Askerden daha asker! Solcudan daha solcu! Sağcıdan daha sağcı! En milliyetçi! En İslamcı! En kominist! En AB ci! En ABD ci! Ama bir tek siyaseti, toplumun çok seslilik içinde sorunlarının tartışılmasını, çözüm üretilmesini istemiyor. Neden? Çünkü, siyaset bir demokrasi kültürü. Bu kültürün en temelini zamanı gelince muhalefete gitmek, iktidarı bırakmak oluşturuyor. Şimdi bir AKP’li der ki, bunu siyasi zemine çekmeyin. Onlar yanıtlam...

İki Fotoğraf ve Adalet Duygusu

Türkiye’ye Allah katından verilen görev

Sevilay Yükselir'in Sabah gazetesinde geçtiğimiz günlerde oldukça dikkat çekici bir yazısı yayınlandı, önce yazının önemli kısımlarına bakalım. Haham Rabbi Froman İsrail'in önde gelen hahamlarından. Ekip, Türkiye dostu olarak bilinen Froman'a ulaşmak için epeyce çaba sarf etmiş. Çünkü herkesle konuşabilen, kapısı tüm basın mensuplarına açık bir din adamı değil. Ancak, Aşure programının içeriği hakkında biraz bilgilendirince çok ilginç gelmiş, bunun üzerine söyleşi teklifini kabul etmiş ekibin. Demiş ki: "Ülkenizi seviyorum çünkü Türkiye gelecekte dünya barışının mimarı olacak tek ülke." Bunu söylerken gayet ciddi Froman:" Şaka değil. Rüyasını gördüm" demiş ve anlatmaya devam etmiş: "Rüyamda Türkiye ile ilgili Allah'tan ilham aldım. Çok etkilendim ve hemen İstanbul'a hareket ettim. Avrupa yakasından Anadolu yakasına geçerken bana bildirilen olayların vizyonunu İstanbul Boğazı'nda gördüm. Türkiye'ye manevi olarak Allah katında bir göre...

Bu gidişata "dur" demek için bir fırsat

Bağımsızlık savaşımızın ardından, İsmet Paşa'nın Lozan'daki inadı ile alınan Diplomatik başarı sonrasında, İngiliz dışişleri bakanının bilahare kullanmak üzere cebine koyduğu kartlardan bu güne, güzel vatanımız yabancı toplum mimarlarının ve mühendislerinin faaliyet gösterdiği şantiye alanına döndürülmüştür. Bu projenin ana hedefi Türk toplumunu bölerek vatandaşlarını birbirlerine düşman ederek güçsüzleştirmek ve bağımsızlığını elinden alarak onları köleleştirerek yönetmek ve dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan, bu toprakların ürettiği ekonomik değerleri sömürmektir. Oysa yabancı toplum mimarlarının yaratmaya çalıştıkları teslim olmuş bir Türkiye de Deniz Baykal figürü, planları bozma ihtimali yüksek risk unsurlarından biridir. Çünkü hem CHP’nin kurucu kültüründen beslenmiş hem de akademik ölçekte kendisini yetiştirmiştir. Ayrıca Cumhuriyetin kazanımlarını her koşulda savunabilecek donanıma sahip ve her türlü projenin, senaryonun farkına varabilecek ve oyunları bozabil...