Ana içeriğe atla

Kayıtlar

yolsuzluk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Abdüllatif Şener'den Tayyip Erdoğan'a

'Otelin erzak kapısından Ofer’i yukarı aldırmadınız mı?' TÜRKİYE Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Galataport’u engelleyenleri tarihe havale ediyorum’ sözlerine, “O kişi benim ve Galataport’u ben engelledim. Başbakan, bildiğiniz gibi İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmıştır. Rant işini de çok iyi bilir. Galataport, Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgun, soygun ve imar rantıydı. Bugün önüme gelse yine aynı engellemeyi yaparım” diye yanıt verdi. Abdullatif Şener, şunları anlatttı: “Bu proje Sami Ofer adlı İsrailli bir işadamına ihale edilmişti. 2006 yılında basın bunu aylarca tartıştı. Galataport’u ben engelledim. Yaptığım işten gurur duyuyorum, onur duyuyorum. O dönemde basın mensupları Başbakan’a Sami Ofer’i görüp görmediğini sordu. Önce hiç görmediğini söyledi, sonra da Davos’ta bir kez görüştüğünü söyledi. Şunu soruyorum Başbakan’a; Galataport ihalesi verdiğiniz Ofer’le kaç kez görüştünüz? 5 kez mi 6 kez mi? Ankara ...

Yolsuzluğun böylesi

Değerli okurlar, bugün müthiş bir haberi sizlere ileteceğimi duyurmuştum. İki ayrı yerden doğrulattığım bir haberi, üçüncü kez doğrulatmak için bir 'Teyit' beklediğimi belirtmiştim. Dün beklediğim teyit gelmedi ama teyit beklediğimiz yerden bir yalanlama ya da böyle bir şey yoktur açıklaması da gelmedi. Sükut ikrardan gelir diyerek yazacaklarımızın doğruluğundan emin olduk ve şimdi sizlere aktaracağım. Şimdi anlatacağım olay, Cumhuriyet tarihinde daha önce olmuş mudur bilmiyorum! Süleyman Demirel'in adam, şirket kayırmalarını, aile fotoğraflarını biliyoruz. Mesut Yılmaz'ın pijamalı patronları ihale alan işadamlarına ortak etme çabalarını, banka ihalelerinde yaptıklarını biliyoruz. Tansu Çiller'i ve eşi Özer Çiller'in ihale zarflarını eve götürdüklerini de biliyoruz. Turgut Özal'ın zengin ettiği papatya işadamlarını da biliyoruz. Ama şimdi yazacağım gibisini ben hiç duymadım, görmedim. Gelelim olayımıza. Biliyorsunuz, Aydın Doğan'ın Petrol Ofis...

Unakıtan'dan yeni bir rezillik daha

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ögretim görevlileri ve Mezunları Avrupa'daki Üniversitelerle herhangi bir denklik sınavına tabii tutulmadan, direkt Muayenehane açabilme yetkisi verilmiş ilk ve tek Türk üniversitesidir. UNAKITAN'ın kişsel tercihi olup Amerika'ya gitmesi bizi hiç ilgilendirmez.. Basar parasını gider... Ama DEVLETİN PARASIYLA HACETTEP'den SEVK'li gitmiş olması HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ'ni yok saymaktır. Umarım Dünya'nın en saygın Hocalarını bünyesinde barındıran Hacettepe üniversitesi bir an önce bir acıklama yapar. Bu Hacettepe'nin de içine çekildigi büyük bir rezalettir.. BYPASS ameliyatı olmak için ABD'ye giden Maliye Bakanı Unakıtan'ın masraflarını devlet karşılasın diye, Hacettepe hastanesi "bu ameliyat Türkiye'de yapılamaz, yurtdışında tedavisi gerekir" diye rapor düzenlemiş , devletin hakem hastanelerinden biri olan Ankara numune hastaneside bu raporu onaylamış. Y O R U M : Maliye bakanı kemal unakıt...

Coca Cola Rezaleti Bölüm II: Turkuaz

Ülken ABD ve AB emperyalizmine peşkeş çekilmişse, Coca Cola'yı da, Turkuaz kuyu suyunu da %99'u bilinçsiz müslüman olan halkımıza zemzem suyu diye içirirler işte böyle. Ne diyelim, bir zamanlar Amerikan tetikçiliğini milliyetçilik sanan "milliyetçi-mukadesatçı" ve de "Türk-İslam sentezci" kör gençlerimiz ABD 6. filosunu Kabe kabul edip bu gemilere dönüp namaz kılmışlardı İstanbul'da. Bu insanlar bugünün Türkiye'sini yarattılar işte. 6. filonun askerlerini denize döken bilinçli gençlerimiz ise darağacına çekildiler. Ülkemiz artık ne yazık ki ATATÜRK cumhuriyeti değil. Kuyu suyundan yola çıkıp nerelere geldik. Dün gece eve dönerken su almak üzere markete uğradım, görevliye şöyle sordum: '1,5 lt. su var mı? Ama Turkuaz dışında lütfen' Turkuaz çıktığından beri bu şekilde su alıyordum artik. Para verip kötü su içmeye hiç niyetim yok! Marketteki adamın dediklerini aynen aktarıyorum: -'Ağabey, ben o sudan satmıyorum. İnan ki gelen müşterilerden ...

Çekirdekten gelerek siyasetçi olmak, devlet adamı olmak için yeterli midir?

Siyaset ayrı iştir, Devlet Adamlığı ise çok farklı ve ayrıdır. Devlet adamı vasfını alabilmek için çok özellik, birikim gereklidir. Devlet adamı uygar davranır, Sinirlense ve öfkelense de belli etmez. Siyaset bilimini, tarihle harmanlamıştır. Lafının ölçüsünü, endazesini bilir! Uluslararası ilişkilerin geçmişini bilmiştir. Dünya siyaset tarihinde ülkesinin yerini , düşmanlarını , ülkesine yapılmış olanları çok iyi bilir. Bunların temelinde geleceğe ait alternatifli öngörüleri vardır. Ahlaklı ve erdemlidir. Entellektueldir. .. Uç kuruş-beş paraya ülkesini satmaz ! Özü, sözü doğru, adam gibi adamdır Devlet adamı ... Her şeyin en iyisini ben bilirim diyecek kadar da narsist değildir. Ekip çalışmasına yatkındır. çevresini gerçek bilge , uzman , yetkin kurmaylarla donatır. Örneğin ; Bizden diye , yanına tekstil tüccarını Dışişleri bakanı olarak almaz ! Örneğin ABD'de mütercimlik yapan kişiyi , Önce milletvekili , Sonra AB'den sorumlu bakan yapmaz ! Örneğin İngiltere uyruğunda bu...

Unakitan Bey: Helvanızdan tatmak dileğiyle...

Pek bi sayın unlu gıdalardan mamul bastıbacak maliye bakanı, Hazreti Kemal Unakıtan , Duyduk ki kalbiniz teklemiş. Ne üzüldük ne üzüldük bilemezsiniz. Size yakışır mı yurt içinde anjiyo olmak. Ziyadesiyle mahcup olduk valla. Sizin için, Amerikanın bilmem ne şehrindeki araştırmalara tüm dünyadan ünlü kardiyologlar davet edilmeli. Dünya seferber olmalı. Teknolojiler sizin için yeni cihazlar geliştirmeli ki dünyaya kazık çakasınız. Siz bizim için çooook değerlisiniz. Çünkü: -Sahte fatura düzenlemekten hakkındaki soruşturmadan “dokunulmazlık “zırhıyla kurtulan ve maliye bakanı olabilen dünyanın tek primatısınız. -Yavrucuğunuzun ithal ettiği mısıra bir gecede mecliste vergi dalaveresi çevirtebilen ve ithalatın bitiminde tekrar vergiyi arttıran dünyadaki tek yüzsüz maliye bakanısınız -Başbakanınızın kıymetli mahdumunun kuyumculuk alanındaki işlerine yardımcı olmak için elmas,pırlanta,yakut vs.gibi mücevhere % 0 (SIFIR), bebe sütüne % 8 kdv (kazıklı d...

Deniz Feneri 144. gün

U N U T M A ! Bugün 144 gün doldu. Dosya hâlâ gelmedi. Gerçeketen adalete saygılı bir yönetim iseniz “dosya size gelmezse siz dosyaya gidersiniz,” savcınızı Almanya’ya dosyayı almaya gönderirsiniz. Bizim Adalet Bakanı, sanki “dosya gelse bile” içinden bir şey çıkmayabilir havası vermeye çalışıyor: Geçenlerde Hollanda’da yaptığı konuşmada; “Türkiye’de kurulmuş Deniz Feneri ile Almanya’da kurulmuş Deniz Feneri ayrı ayrı kurumlardır” demişti. Frankfurt Savcılığı sözcüsü Doris Müller-Scheu ise bizim Adalet Bakanı’nın doğru söylemediğini hatırlatmış ve “Frankfurt Mahkemesi bu iki derneğin beraber çalıştığını ve aralarında para akışı olduğunu karara bağladı” diyerek gerçeği dile getirmişti. Bugün 144 gün doldu. Dosya gelmedi. U n u t m a ! Ö n e m l i d i r !

Kanserliler, özel hastanelere para vermeyin

Buradan; öncelikle kanser hastalarını uyarıyorum: Sakın ola ki bundan sonra gittiğiniz özel hastanelerde muayene parası, kan tahlili parası, film parası gibi adlar altında para vermeyin. Çünkü bu tahliller, filmler, doktor muayenelerinin tümü bedavadır. Tekrar ediyorum: Bedava tedavi sadece devlet hastaneleri için geçerli değildir. Özel sağlık kuruluşları da artık para alamazlar. Bizzat yaşadığım bir olayı anlatayım: Bir okurum arayarak dedi ki: 'Eşim meme kanseri tedavisi görüyor. İstanbul'daki ..... isimli hastaneye kontrole götürdük. Çünkü; onkoloğu (kanser doktoru) orada çalışmaya başlamıştı. Burada onkologa muayene oldu ve doktorunun istediği kan tahlillerini bu hastanede yaptırdı: Filmler de orada çakildi. Bu hastane bizden üçte bir oranında dediği 760 YTL para aldı. Halbuki televizyo nlarda yer alan haberlerde kanser tedavisinin artık özel hastanelerde de bedava olduğu duyurulmuştu. Bu durumda bize yardımcı olur musunuz?' SAĞLIK BAKANLIĞI'NA TEŞEKKÜR...