Ana içeriğe atla

Nemrut Mustafa Mahkemesi

BAYKAL, önceki gün CHP Grubu’nda yaptığı konuşmada ilginç bir mahkemeden söz ederek dedi ki:

“Türkiye bugünlere Nemrut Mustafa Paşa mahkemelerinden geçerek geldi. Kimsenin, ülkeyi Nemrut Mustafa mahkemelerine mahkûm etmesi mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nde, Cumhuriyet’in hukuku işleyecektir, Nemrut Mustafa Paşa hukuku işlemeyecektir.”

Bazı okurlarım, mesajlar yollayarak sordular:

“Kimdir bu Nemrut Mustafa Paşa? Deniz Bey neden ondan bahsetti?”




Nemrut Mustafa, son Osmanlı Padişahı Vahidettin’in Başbakanı “Sadrazam Damat Ferit Paşa”nın, yabancılara hoş görünmek için görevlendirdiği “güdümlü” bir mahkeme başkanıdır. Damat Ferit’in seçtiği tüm yargı mensupları onun adamlarıydı ve siyasi iradenin talimatlarına göre karar verirlerdi.

O dönemde Avrupa ülkeleri “Ermeni Tehciri Dosyası” ile yakından ilgileniyorlar, sorumlu buldukları kişilerin cezalandırılmasını istiyorlardı.

İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Webb “Davalar gecikiyor” diye şikâyet edince Damat Ferit Paşa onu memnun etmek için:

“En güvendiğim adamlarımdan yeni bir mahkeme kurdum, davalar hızlanacaktır” diye söz verdi.

Sadrazam Damat Ferit, yeni mahkemenin başına “Nemrut Mustafa” diye birini getirdi. Ona bir de “Paşa” unvanı verdiler.

Nemrut Mustafa gaddar biriydi. Hâkimden çok, cellat gibiydi. Sadrazam’ın gözüne girmek için, onun her istediği kararı veriyordu. Ülkesine yıllarca hizmet etmiş insanları, hiç çekinmeden idama yolluyordu. Kısacası, düşük karakterli, ahlaksız bir adamdı.

Nemrut Mustafa’nın verdiği en vahim kararlardan biri de Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’i idam sehpasına göndermesidir.

Ermenilere kötü davrandığı gerekçesiyle, yabancıların isteği üzerine yargılanan Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey, Nemrut Mustafa Mahkemesi tarafından idama mahkûm edildi.

İnfaz, 10 Nisan 1919 günü, akşam saatlerinde, Beyazıt Meydanı’nda, şimdiki İstanbul Üniversitesi binasının büyük kapısı yakınında kurulan idam sehpasında gerçekleştirildi.

Olayı protesto eden halk, polisler ve jandarmalar tarafından infaz yerine yaklaştırılmadı.

İki celladın arasında idam yerine getirilen Kemal Bey, son sözlerinin sorulması üzerine halka hitap etmek istediğini söyleyerek şöyle dedi:

“Sevgili vatandaşlarım, ben bir Türk memuruyum, verilen emirleri yerine getirdim. Haksızlık yapmadım. Vicdanım rahattır. Ben sadece bir kurbanım.

Çocuklarımı asil Türk milletine emanet ediyorum. Bu kahraman millet, elbette onları açıkta bırakmaz. Vatan uğruna cephede vurulan bir şehit gibi gidiyorum. Allah vatana ve millete zeval vermesin!”

Meydan, mahkemeyi protesto sesleri ile inlerken Kemal Bey’in son sözleri şöyle oldu:

“Yabancı devletlere yaranmak için beni asıyorlar! Kahrolsun böyle adalet!”

Ermeni tehciri sırasında meydana gelen olaylar nedeniyle idam edilen Kaymakam Kemal Bey henüz 35 yaşındaydı... 11 Nisan 1919 günü Kadıköy’de düzenlenen büyük bir cenaze töreniyle toprağa verildi. Öğrenciler ve halk, Kemal Bey’e kahramanca sahip çıktılar.

Siyasiler gibi, Osmanlı yargısı da, yabancıların esiriydi... İşte, 91 yıl sonra CHP lideri Baykal’ın gündeme getirdiği Nemrut Mustafa Paşa, böyle biridir!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

TÜİK Enflasyon Verileri Hakkınd Açılan Dava ve Yargı Süreci

Günümüzde enflasyon verileri, yalnızca ekonomik göstergelerin takip edildiği bir sayı olmakla kalmadı, emekli maaşlarından asgari ücrete, kamuoyunun en temel gündemine kadar uzanan dinamik bir olgu hâline geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’deki resmî istatistikleri yayımlamaktan sorumlu anayasal bir kurum olarak öne çıkmakta. Ancak söz konusu verilerin “güvenilirliği” zaman zaman kamuoyunda tartışma konusu oluyor. En son örnekte, TÜİK’in 2024 yılı ilk altı aylık dönemi kapsayan enflasyon oranlarını olduğundan daha düşük açıkladığı iddiasına ilişkin yargı süreci başlatıldı. TÜİK’in Enflasyonu Olduğundan Düşük Gösterme İddiası ve Mağduriyetler TÜİK verilerinin düşük gösterildiği iddiaları özellikle maaşlı çalışanlar ve emekli kesim açısından büyük bir mağduriyet yaratıyor. Zira enflasyon oranına göre şekillenen maaş ve aylıklar, olduğundan daha az zamla güncelleniyor. Bu durum, satın alma gücünün beklenenden daha hızlı erimesine ve hanehalkı...

Adnan Kahveci'nin Hayati

17 yıl önce Türkiye, değerli bir devlet adamını daha trafik kazasına kurban verdi. Yaşantısı, fikirleri ve farklı kişiliği ile Adnan Kahveci, örnek bir siyasetçiydi.. Türk siyasi hayatının erken kayan yıldızlarından biriydi o. Tam 17 yıl önce 1993 yılının 5 Şubat'ında aramızdan ayrıldı. Türk siyasi hayatında, örnek kişiliği, projeleri ile hep zirvede kalmayı başaran Kahveci 1949 yılında Trabzon'un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi. Eğitim hayatı hep birinciliklerle geçen Adnan Kahveci, Milliyet Gazetesinin açtığı ilkokullar arası bilgi yarışmasının ilk birincisidir. TÜBİTAK bursuyla geçtiği Kabataş Lisesi'nden 1966 yılında dönem birincisi olarak mezun olan Kahveci, aynı yıl üniversiteye giriş sınavında da 180 sorunun tamamına doğru cevap vererek Türkiye birincisi oldu. İstanbul Fen Fakültesinde başlayan Üniversite hayatı, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla, ABD'nin İndiana Eyaletindeki Purdue Üniversitesi'nde sürdü. ABD'de öğrencilik yıllarında, okul yemekhanesinde ç...

Türkiye'de Nişan, Düğün ve Kına Organizasyon Maliyetleri

Turkiye'de evlenme sürecini ekonomik olarak daha iyi anlamak için Armut.com 'a bu konuda gelen hizmet talepleri analiz edildi ve "evlenme süreci ekonomisi" adında bir dosya hazırlandı. Bu dosya hem nişan, hem düğün, hem de kına organizasyonu boyunca alınan hizmetler ve harcanan paraların dökümlerinin derlenmesi ile oluşturuldu. Nişan ve Düğün hazırlığında olanlar bu yazıya muhakkak göz gezdirmeli. Nişan organizasyonu maliyeti 125.000 TL’ye kadar çıkabiliyor Nişan organizasyon maliyetleri 3 büyük ilimizde 2200 TL - 2350 TL fiyat aralığından başlasa da, nişanını düğün kadar görkemli yapmak isteyenlerin talepleri 125000 TL’lik organizasyonlara neden olabiliyor. Ankara ve İzmir’de ise 30000 TL’ye en pahalı nişan organizasyonlarının yapıldığını görebiliyoruz.