Ana içeriğe atla

Vergide Bağış Sistemi - Sadaka ve Fitre Maskesiyle Nasıl Soyuluyoruz

Ramazan çadırlarında yemek dağıtılması, evlere, gıda, kömür yardımı yapılması,
beyaz eşya, koltuk takımı dağıtılması nasıl yapılıyor? Bu kaynak nasıl
yaratılıyor?

AKP iktidarı  02.01.2004 ve 31.12.2004  tarihinde vergi usul kanununda bir değişiklik yaparak, vergi usul kanuna 40/10 maddesini ekledi ve Vergide Bağış Sistemi’ni getirdi.

Konuyu şöyle açalım: Bir gelir vergisi ve kurumlar vergisi mükellefi isterse vergisini devlete vermez bu vergiyi bünyesinde gıda bankacılığı bulunan derneklere verebilir,  hem de %100 ünü…

Peki, bu dernekler hangileridir?

Biliyorsunuz emniyet bünyesinde bir dernekler masası vardır, derneklere izini
bunlar verir, yani dernekler İçişleri Bakanlığı tarafından onaylanarak kurulur, Emniyet Müdürlüğü de bunu denetler.

Önce, İçişleri Bakanlığı,  tarikatlara bağlı olan derneklere  bünyelerinde gıda bankacılığı kurma izni verdi.

KİMDİR BU DERNEKLER? 

  • DENİZ FENERİ DERNEGİ,
  • KİMSE YOKMU YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEGİ,
  • KEPEZ DENİZ YILDIZI SOSYAL YARDIMLAŞMA DERNEGİ (Bu dernek Emine Erdoğan tarafından 17.Nisan 2005 de açıldı)

Şimdi bu dernekler,vergi mükellefine gidiyor…
“Sayın esnaf arkadaşım sana 100 milyar vergi tahakkuk etmiş gel bu vergiyi devlete verme, ben senin vergi işini hallederim” diyor ve ekliyor “Şimdi sana dernek adına
bağış yapılmış gibi 100 milyar’lık kömür, erzak, temizlik maddesi faturası vereceğim sende bunu götürüp maliyeye vereceksin ve de vergin ödemiş olacak. Devletle sorunun bitecek”.

Anlatmaya devam ediyor...
“Sonra da bu 100 milyarın 50 milyarı sende kalacak diğer 50 milyarla da ben kömür, temizlik ve gıda maddesi alacağım onu da valiliklere, kaymakamlıklara vereceğim. Bunlar fakir ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılacak. Böylelikle Senin 50 milyar kazancın olacak. Bana verdiğin 50 milyar da fakirlere dağıtılacak buda senin zekâtın olacak”
diyerek mükellefi kandırıyor…..

Daha sonra mükelleften aldığı 50 milyarın bir kısmıyla dağıtılacak malzemeleri alıyor valiliklere teslim ediyor bu işin hesabı kitabı belirsiz. Denetim mi? Dedik ya İçişleri Bakanlığındaki F tipi yapılanmanın polisleri denetliyor. Niye gülüyorsunuz ki adam işini yapıyor...

İnsan hiç kendi kendini denetler mi ki böyle acayip soru soruyorsun. Hem burası Almanya mı ki hesap sorsunlar.

Malzemeler fakirleştirilmiş halka dağıtılıyor, halk da bunlara oy verip iktidara getiriyor. Yani SADAKA SİYASETİ böyle işliyor.

Şimdi, bu vurguna, vergilerimizin çalınmasına dur deme zamanıdır.

KİLER, ÜLKER VE YANDAŞLARI BU İŞLERDEN BÖYLE ZENGİN OLMAKTADIR.

Bu yasa derhal iptal ettirilmelidir. Bu şekilde toplanan paranın miktarını beraber hesaplayalım.

TÜRKİYENİN VERGİ GELİRLERİ
650 MİLYAR DOLAR.

Tarikatlar-cemaatler, AKP yandaşları ve bu iş ile uğraşanlar %15 başarı sağlasalar 95 milyar dolar yapar ki, bu çok iyimser bir tahmin.

Dikkat!

Aynı vergi mükellefi bir okul veya hastane yaptırırsa, bunun maliyeti ne olursa olsun sadece 5 milyarını vergisinden düşebiliyor.

Bu kişi,Mehmetçik Vakfına, eğitim kurumlarına, Çocuk Esirgeme Kurumu, Kızılaya yardım yapsa verginin sadece 5 milyarını kurtarıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Güneydoğu'daki Mayınlarla ilgili ağzı açık bırakacak senaryo

O mayınları meğer kim döşetmiş biliyor musunuz? Ya minicik bir cihazla bulunabileceğini. İsrail'in bu işteki rolünü...? Mayınların temizlenmesi tartışmasında işin ucu bildiğiniz gibi İsrail'e dayanınca Türkiye'de kıyametler koptu. Dün akşam FOX'da Doğan Şentürk'ün hazırladığı programda ilginç bir detay dikkat çekti. Askeri Mühimmat Uzmanı Ahmet Zengin, ortaya üç harita çıkarttı. Haritalar üç ayrı kaynakta yer alıyordu ama hepsi de aynı alanları işaret ediyordu. Zengin o haritaları şöyle anlattı; VAADEDİLMİŞ TOPRAKLAR: "Harita sina yarımadasından başlıyor, hilalin ucu Kıbrıs'ı içine alıyor, Alanla ve Antalya'yı içine alıyor, Mezopotamya , GAP bölgesini, Dicle-Fırat havzasından Basra körfezi ve Irak ile Kuzey Arabistan'ın büyük bir bölümünü içine alıp kapanıyor. HARİTALARIN ANLAMI NE?: Bu alan Yahudilere vaadedilmiş topraklar adı altında bir alanı kapsıyor. Bu alan bizim ülkemizin güneyini de içeri alıyor. Hz. İbrahim'in yaşadığı yer bu haritada H...

Adnan Kahveci'nin Hayati

17 yıl önce Türkiye, değerli bir devlet adamını daha trafik kazasına kurban verdi. Yaşantısı, fikirleri ve farklı kişiliği ile Adnan Kahveci, örnek bir siyasetçiydi.. Türk siyasi hayatının erken kayan yıldızlarından biriydi o. Tam 17 yıl önce 1993 yılının 5 Şubat'ında aramızdan ayrıldı. Türk siyasi hayatında, örnek kişiliği, projeleri ile hep zirvede kalmayı başaran Kahveci 1949 yılında Trabzon'un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi. Eğitim hayatı hep birinciliklerle geçen Adnan Kahveci, Milliyet Gazetesinin açtığı ilkokullar arası bilgi yarışmasının ilk birincisidir. TÜBİTAK bursuyla geçtiği Kabataş Lisesi'nden 1966 yılında dönem birincisi olarak mezun olan Kahveci, aynı yıl üniversiteye giriş sınavında da 180 sorunun tamamına doğru cevap vererek Türkiye birincisi oldu. İstanbul Fen Fakültesinde başlayan Üniversite hayatı, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla, ABD'nin İndiana Eyaletindeki Purdue Üniversitesi'nde sürdü. ABD'de öğrencilik yıllarında, okul yemekhanesinde ç...

TÜİK Enflasyon Verileri Hakkınd Açılan Dava ve Yargı Süreci

Günümüzde enflasyon verileri, yalnızca ekonomik göstergelerin takip edildiği bir sayı olmakla kalmadı, emekli maaşlarından asgari ücrete, kamuoyunun en temel gündemine kadar uzanan dinamik bir olgu hâline geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’deki resmî istatistikleri yayımlamaktan sorumlu anayasal bir kurum olarak öne çıkmakta. Ancak söz konusu verilerin “güvenilirliği” zaman zaman kamuoyunda tartışma konusu oluyor. En son örnekte, TÜİK’in 2024 yılı ilk altı aylık dönemi kapsayan enflasyon oranlarını olduğundan daha düşük açıkladığı iddiasına ilişkin yargı süreci başlatıldı. TÜİK’in Enflasyonu Olduğundan Düşük Gösterme İddiası ve Mağduriyetler TÜİK verilerinin düşük gösterildiği iddiaları özellikle maaşlı çalışanlar ve emekli kesim açısından büyük bir mağduriyet yaratıyor. Zira enflasyon oranına göre şekillenen maaş ve aylıklar, olduğundan daha az zamla güncelleniyor. Bu durum, satın alma gücünün beklenenden daha hızlı erimesine ve hanehalkı...