Ana içeriğe atla

Kürt diye bir millet yok

Seçim bölgesi Mersin'de gezi ve incelemelerde bulunan Milletvekili Akif Akkuş, Tarsus İlçesi'ndeki bir yerel gazeteyi ziyaretinde Kürt açılımıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Coğrafya Profesörü olan Akif Akkuş, 1984'de başlayan PKK olaylarıyla ilgili çalışmalar yaptığını hatırlatarak şunları söyledi:"Kürtlük, Kürtçe, doğu insanı, güneydoğu insanı hakkında ve bütün bunlardan vardığım kanaat şu; Türkiye'de tarihi kökeni olan bir Kürt topluluğu yok. Ama bugün bir vaka, bugün 'Ben Kürdüm' diye Kürtçe konuştuğunu söyleyen insanlar var.

Biz bakıyoruz şimdi, Kürtçe dedikleri kırmanço şivesini kullananlara bakıyorsunuz. 8 bin küsur kelimenin olduğu bir dil, ancak bu dilin içerisinde 2 bin kadar Türkçe, 2 bin kadar Arapça, 2 bin kadar Farsça ve Osmanlıca kelimeler var. Kökeni belli olmayan kelimeler de var. Şimdi buna dayanarak, bu ana dilde eğitim adı altında yeni bir dil üretmeye çalışıyorlar" dedi.

'ŞİVAN'IN KÜRTÇESİNİ KÜRTLER ANLAMADI'

Kürt türkücü Şivan'ın Almanya konserinde Kürtçe konuştuğunu ancak bundan kimsenin bir şey anlamadığını öne süren Akkuş şöyle devam etti:"Şivan mı neyse o çıkıyor, Almanya'daki Kürt topluğuna Kürtçe konuşuyor. Fakat kimse hiçbir şey anlamıyor. Dönüp tekrar Türkçe konuşuyor. Yani şunu demek istiyorum. Kürtçe diye bir dil yok.
Dil bir milletin önemli öğelerinden biridir. Hatta en önemli öğelerinden birisidir.
Eğer siz bir dilin varlığını ispatlarsanız, o dil bir millete mal olur. O zaman millet de var demektir.

Ama belirttiğim gibi tarihi kayıtlarda Kürt milleti yok. Kürt denilen bir grup var. Şimdi bir milletin içinde başka bir milletin ilk çağda yaşaması mümkün değil, yok ederler birbirlerini, ya da başka sınırlarda yaşarlar. O zaman iki ayrı milletin bir arada iç içe yaşaması mümkün değil."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Güneydoğu'daki Mayınlarla ilgili ağzı açık bırakacak senaryo

O mayınları meğer kim döşetmiş biliyor musunuz? Ya minicik bir cihazla bulunabileceğini. İsrail'in bu işteki rolünü...? Mayınların temizlenmesi tartışmasında işin ucu bildiğiniz gibi İsrail'e dayanınca Türkiye'de kıyametler koptu. Dün akşam FOX'da Doğan Şentürk'ün hazırladığı programda ilginç bir detay dikkat çekti. Askeri Mühimmat Uzmanı Ahmet Zengin, ortaya üç harita çıkarttı. Haritalar üç ayrı kaynakta yer alıyordu ama hepsi de aynı alanları işaret ediyordu. Zengin o haritaları şöyle anlattı; VAADEDİLMİŞ TOPRAKLAR: "Harita sina yarımadasından başlıyor, hilalin ucu Kıbrıs'ı içine alıyor, Alanla ve Antalya'yı içine alıyor, Mezopotamya , GAP bölgesini, Dicle-Fırat havzasından Basra körfezi ve Irak ile Kuzey Arabistan'ın büyük bir bölümünü içine alıp kapanıyor. HARİTALARIN ANLAMI NE?: Bu alan Yahudilere vaadedilmiş topraklar adı altında bir alanı kapsıyor. Bu alan bizim ülkemizin güneyini de içeri alıyor. Hz. İbrahim'in yaşadığı yer bu haritada H...

Adnan Kahveci'nin Hayati

17 yıl önce Türkiye, değerli bir devlet adamını daha trafik kazasına kurban verdi. Yaşantısı, fikirleri ve farklı kişiliği ile Adnan Kahveci, örnek bir siyasetçiydi.. Türk siyasi hayatının erken kayan yıldızlarından biriydi o. Tam 17 yıl önce 1993 yılının 5 Şubat'ında aramızdan ayrıldı. Türk siyasi hayatında, örnek kişiliği, projeleri ile hep zirvede kalmayı başaran Kahveci 1949 yılında Trabzon'un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi. Eğitim hayatı hep birinciliklerle geçen Adnan Kahveci, Milliyet Gazetesinin açtığı ilkokullar arası bilgi yarışmasının ilk birincisidir. TÜBİTAK bursuyla geçtiği Kabataş Lisesi'nden 1966 yılında dönem birincisi olarak mezun olan Kahveci, aynı yıl üniversiteye giriş sınavında da 180 sorunun tamamına doğru cevap vererek Türkiye birincisi oldu. İstanbul Fen Fakültesinde başlayan Üniversite hayatı, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla, ABD'nin İndiana Eyaletindeki Purdue Üniversitesi'nde sürdü. ABD'de öğrencilik yıllarında, okul yemekhanesinde ç...

TÜİK Enflasyon Verileri Hakkınd Açılan Dava ve Yargı Süreci

Günümüzde enflasyon verileri, yalnızca ekonomik göstergelerin takip edildiği bir sayı olmakla kalmadı, emekli maaşlarından asgari ücrete, kamuoyunun en temel gündemine kadar uzanan dinamik bir olgu hâline geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’deki resmî istatistikleri yayımlamaktan sorumlu anayasal bir kurum olarak öne çıkmakta. Ancak söz konusu verilerin “güvenilirliği” zaman zaman kamuoyunda tartışma konusu oluyor. En son örnekte, TÜİK’in 2024 yılı ilk altı aylık dönemi kapsayan enflasyon oranlarını olduğundan daha düşük açıkladığı iddiasına ilişkin yargı süreci başlatıldı. TÜİK’in Enflasyonu Olduğundan Düşük Gösterme İddiası ve Mağduriyetler TÜİK verilerinin düşük gösterildiği iddiaları özellikle maaşlı çalışanlar ve emekli kesim açısından büyük bir mağduriyet yaratıyor. Zira enflasyon oranına göre şekillenen maaş ve aylıklar, olduğundan daha az zamla güncelleniyor. Bu durum, satın alma gücünün beklenenden daha hızlı erimesine ve hanehalkı...