Ana içeriğe atla

Prof. Dr. Erdal Atabek'ten Fethullah Gülen hakkında bir açıklama

Fethullah Hoca, bu kadar dindarlığına rağmen HACI değildir.
Mekke'ye, Medine'ye gidemez.

Neden mi? Şeriat kanunlarına göre Fethullah hoca ŞEYH statüsüne soyunduğundan ve müritleri olduğundan Suudi Arabistan sınırları içerisinde ele geçirilirse hemen katledilir.

Çünkü; İslamiyet'te, Şeriat'ta ve Kur'an'da şeyhlere ve/veya tarikat liderlerine yer yoktur.

Özetle, Allah ile kul arasına kimse giremez!!


Uyandırın!
Korkmayın heryerde konuşun konuyu siz açın.
Takside taksiciye konuşun.
Apartmanda kapıcıya konuşun.
Sakallı gazete bayinize konuşun.
Eve gelen gündelikçiye konuşun.
Anlatın, eğer Fethullah dindarsa, peygamber gibi ise neden Amerika'da yaşıyor ?
Neden Mekke'de, Kabe yakınlarında bir malikanede değil de, Amerika'da bir FBI çiftliğinde.
Söyleyin, bu zat değilmiydi 25 yıl o cami senin bu cami benim salya sümük ağlayarak FAİZ haram diyen ?
Sorun kapıcınıza, peki BANK ASYA nedir ?
Önce alıştırmanız gerekir:
Görüntüye
Seslere
Hareketlere
Sessizliğe
Çevrenizde olup bitenlere
Yavaş yavaş alıştırırsınız
Alışırlar
Türbana
Çarşafa, peçeye
Taşyapı'ya
Oğulların gemilerinin olmasına
Çocukların televizyon kurmasına
Yakınların yolsuzluklarına
Sevgililere alınan evlere
Çokeşliliğe
Erkeklerin, kadınların ayrı ayrı oturmasına
Ramazanda öğle yemeği verilmemesine
Beyaz takkeyle gezenlere
Hem de öyle alışırsınız ki size çok doğal gelmeye başlar
Bizde böyle deyip geçmeye başlarsınız
'Galiba demokrasi bu da biz mi anlamıyoruz?' diyekuşkulanırsınız
Sonra da uyuşursunuz
Yavaş yavaş uyuşursunuz
İçinizden bile tepki duymaz olursunuz
'En az üç çocuk yapın' derler, dinler geçersiniz
'Bizi azaltmaya çalışıyorlar' derler, gülme duygunuz bile kaybolmuştur.
'Batı'nın ahlaksızlığını aldık' derler, öyle dinlerdurursunuz
Uyuşturmuşlardır sizi
Bir yandan Çanakkale zaferini kutlarsınız
Öte yandan Çanakkale savaşını yıllar sonrakaybettiğinizi bile fark etmezsiniz.
Başbakanınız planlarını Amerika'ya açıklar
Siz burdan dinlersiniz
Amerika, Ankara'yı işgal etmektedir
Siz İngilizce öğrenmeye çalışırken durumu göremezsiniz

***

Alışırsınız ve uyuşursunuz
Geçmişe dalıp gitmişken, geleceği kaybetmekte olduğunuzu fark edemezsiniz
Plan da bunun için yapılmıştır
Önce alıştırma
Sonra uyuşturma
Yüzünüze demokrasi derler, arkanızdan gülerler
Yüzünüze çokkültürlülük derler, arkanızdan bölerler
Yüzünüze değişim derler, arkanızdan soyarlar
Yüzünüze gelişim derler, arkanızdan bakarlar
Alışırsınız
Uyuşursunuz
Tehlikenin farkında mısınız ?
Önce Alıştırma - Sonra Uyuşturma...

PROF. DR. ERDAL ATABEK

NOT : Bu yazının herkes tarafından okunması gerektiğine inanıyorum.
Çünkü yandaş medyanın yazdıklarını sadece beyninde şekillendiren ve onun
dışındaki bilgileri beynine almak istemeyip, bu grupta ahkâm kesenlerin
bir kez daha oturup düşünmesi gerektiğine inanıyorum. Gittiğiniz yol, kusura
bakmayın ama yol değil. Sonuna yaklaştınız, bizden olmayanlara nasıl çamur
atıp ta şekillendirelim derdine düştünüz. Hazmedemiyorsanız bazı şeyleri
gidin yaşamak istediğiniz ülkede yaşayın.
Güzel memleketimi pisliğin içine çekmeyin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Güneydoğu'daki Mayınlarla ilgili ağzı açık bırakacak senaryo

O mayınları meğer kim döşetmiş biliyor musunuz? Ya minicik bir cihazla bulunabileceğini. İsrail'in bu işteki rolünü...? Mayınların temizlenmesi tartışmasında işin ucu bildiğiniz gibi İsrail'e dayanınca Türkiye'de kıyametler koptu. Dün akşam FOX'da Doğan Şentürk'ün hazırladığı programda ilginç bir detay dikkat çekti. Askeri Mühimmat Uzmanı Ahmet Zengin, ortaya üç harita çıkarttı. Haritalar üç ayrı kaynakta yer alıyordu ama hepsi de aynı alanları işaret ediyordu. Zengin o haritaları şöyle anlattı; VAADEDİLMİŞ TOPRAKLAR: "Harita sina yarımadasından başlıyor, hilalin ucu Kıbrıs'ı içine alıyor, Alanla ve Antalya'yı içine alıyor, Mezopotamya , GAP bölgesini, Dicle-Fırat havzasından Basra körfezi ve Irak ile Kuzey Arabistan'ın büyük bir bölümünü içine alıp kapanıyor. HARİTALARIN ANLAMI NE?: Bu alan Yahudilere vaadedilmiş topraklar adı altında bir alanı kapsıyor. Bu alan bizim ülkemizin güneyini de içeri alıyor. Hz. İbrahim'in yaşadığı yer bu haritada H...

Adnan Kahveci'nin Hayati

17 yıl önce Türkiye, değerli bir devlet adamını daha trafik kazasına kurban verdi. Yaşantısı, fikirleri ve farklı kişiliği ile Adnan Kahveci, örnek bir siyasetçiydi.. Türk siyasi hayatının erken kayan yıldızlarından biriydi o. Tam 17 yıl önce 1993 yılının 5 Şubat'ında aramızdan ayrıldı. Türk siyasi hayatında, örnek kişiliği, projeleri ile hep zirvede kalmayı başaran Kahveci 1949 yılında Trabzon'un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi. Eğitim hayatı hep birinciliklerle geçen Adnan Kahveci, Milliyet Gazetesinin açtığı ilkokullar arası bilgi yarışmasının ilk birincisidir. TÜBİTAK bursuyla geçtiği Kabataş Lisesi'nden 1966 yılında dönem birincisi olarak mezun olan Kahveci, aynı yıl üniversiteye giriş sınavında da 180 sorunun tamamına doğru cevap vererek Türkiye birincisi oldu. İstanbul Fen Fakültesinde başlayan Üniversite hayatı, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla, ABD'nin İndiana Eyaletindeki Purdue Üniversitesi'nde sürdü. ABD'de öğrencilik yıllarında, okul yemekhanesinde ç...

TÜİK Enflasyon Verileri Hakkınd Açılan Dava ve Yargı Süreci

Günümüzde enflasyon verileri, yalnızca ekonomik göstergelerin takip edildiği bir sayı olmakla kalmadı, emekli maaşlarından asgari ücrete, kamuoyunun en temel gündemine kadar uzanan dinamik bir olgu hâline geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’deki resmî istatistikleri yayımlamaktan sorumlu anayasal bir kurum olarak öne çıkmakta. Ancak söz konusu verilerin “güvenilirliği” zaman zaman kamuoyunda tartışma konusu oluyor. En son örnekte, TÜİK’in 2024 yılı ilk altı aylık dönemi kapsayan enflasyon oranlarını olduğundan daha düşük açıkladığı iddiasına ilişkin yargı süreci başlatıldı. TÜİK’in Enflasyonu Olduğundan Düşük Gösterme İddiası ve Mağduriyetler TÜİK verilerinin düşük gösterildiği iddiaları özellikle maaşlı çalışanlar ve emekli kesim açısından büyük bir mağduriyet yaratıyor. Zira enflasyon oranına göre şekillenen maaş ve aylıklar, olduğundan daha az zamla güncelleniyor. Bu durum, satın alma gücünün beklenenden daha hızlı erimesine ve hanehalkı...