Ana içeriğe atla

Atatürk İlkeleri şimdi nerede uygulanıyor biliyor musunuz?

SUUDİ ARABİSTAN'da...

1) Suudi Arabistan'da türbe, yatır yoktur,yasaktır. Bunlar olmayınca doğal olarak ziyaretleri de yoktur. Ramazan aylarında sözde yatırlara kısmeti açılsın diye genç kızlar, sağlığı için dua edenler, dallara ağaçlara bez bağlayanlar gibi ilkel görüntüler de yoktur. Böyle davranışlar gericilik, cahiliye devrinden kalma, putperestlik addedilir.

2) Suudi Arabistan'da peygamberimize ait olduğu söylenen Sakal-ı Şerif, Hırka-i Şerif, Derdan-ı Şerif gibi ziyaretler yoktur. Böyle davranışlar gericilik ve şirk (Allaha ortak koşma) addedilir.

3) Suudi Arabistan'da imam, müezzin gibi din görevlileri ülkemizdeki gibi devlet memuru statüsünde değillerdir. Devlet bütçesinden bu kişilere maaş ödenmez. Allah için yapılan görevin karşılığında para almak ayıp sayılır ve yasaktır.

4) Suudi Arabistan'da biri çıkıp da medyum olduğunu iddia ederse; o kişinin kellesi hemen gider. Medyumlar Türkiye'de açık oturumlarda konuşuyor, sözde şifa dağıtıyorlar. Gazetelerde sütunları var.

5) Suudi Arabistan'da nakşilik, nurculuk, fethullahçılık v.s. v.s. gibi Atatürk'ün ölümünden sonra zuhur eden tarikatlar da yoktur, onların şeyhleri de, müritleri de, cemaatleri de...
Neden bu tarikatların şeyhlerinin biri bile o şeriat ülkesine gidip de yerleşmez? Yerleşmez değil, hatta oraya hiç uğramamışlardır. Yoksa kelle korkusu mu?

6) Suudi Arabistan'da kız imam hatip lisesi yoktur. Bu komik bulunur, çünkü islamiyette kadından imam olmaz.

7) Suudi Arabistan'da nazar boncuğu, okunmuş su, nazara karşı geyik boynuzu, üzerlik gibi şeyler de gericilik ve şirk addedilir, yasaktır.

8) Suudi Arabistan'da camii gibi ibadet yeri kompleksleri altında, bünyesinde market, dükkan vb. bulunamaz. Dinin ticarete alet edilmesi sayılır.

Elbette size bir şeriat ülkesinin övgüsünü yapmadım. Sadece bir şeriat ülkesinde bile yasaklanan bazı şeylerin ülkemizde serbestçe nasıl uygulandığını hatırlatmak, güzel dinimizin nasıl sömürüldüğünü vurgulamak istedim.

Yukarıda yazılanların doğru olup olmadığını Diyanet İşleri Başkanlığından sormanız mümkündür.

Netice olarak:

ATAMIZIN SAĞLIĞINDA YASAKLADIĞI KİMİ ŞEYLER ONUN VEFATINDAN SONRA TÜRKİYE'DE SERBEST,

ŞERİAT ÜLKESİ SUUDİ ARABİSTAN'DA YASAKTIR. İŞTE ÇARPICI OLAN DA BUDUR!!...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye'de Nişan, Düğün ve Kına Organizasyon Maliyetleri

Turkiye'de evlenme sürecini ekonomik olarak daha iyi anlamak için Armut.com 'a bu konuda gelen hizmet talepleri analiz edildi ve "evlenme süreci ekonomisi" adında bir dosya hazırlandı. Bu dosya hem nişan, hem düğün, hem de kına organizasyonu boyunca alınan hizmetler ve harcanan paraların dökümlerinin derlenmesi ile oluşturuldu. Nişan ve Düğün hazırlığında olanlar bu yazıya muhakkak göz gezdirmeli. Nişan organizasyonu maliyeti 125.000 TL’ye kadar çıkabiliyor Nişan organizasyon maliyetleri 3 büyük ilimizde 2200 TL - 2350 TL fiyat aralığından başlasa da, nişanını düğün kadar görkemli yapmak isteyenlerin talepleri 125000 TL’lik organizasyonlara neden olabiliyor. Ankara ve İzmir’de ise 30000 TL’ye en pahalı nişan organizasyonlarının yapıldığını görebiliyoruz.

TÜİK Enflasyon Verileri Hakkınd Açılan Dava ve Yargı Süreci

Günümüzde enflasyon verileri, yalnızca ekonomik göstergelerin takip edildiği bir sayı olmakla kalmadı, emekli maaşlarından asgari ücrete, kamuoyunun en temel gündemine kadar uzanan dinamik bir olgu hâline geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’deki resmî istatistikleri yayımlamaktan sorumlu anayasal bir kurum olarak öne çıkmakta. Ancak söz konusu verilerin “güvenilirliği” zaman zaman kamuoyunda tartışma konusu oluyor. En son örnekte, TÜİK’in 2024 yılı ilk altı aylık dönemi kapsayan enflasyon oranlarını olduğundan daha düşük açıkladığı iddiasına ilişkin yargı süreci başlatıldı. TÜİK’in Enflasyonu Olduğundan Düşük Gösterme İddiası ve Mağduriyetler TÜİK verilerinin düşük gösterildiği iddiaları özellikle maaşlı çalışanlar ve emekli kesim açısından büyük bir mağduriyet yaratıyor. Zira enflasyon oranına göre şekillenen maaş ve aylıklar, olduğundan daha az zamla güncelleniyor. Bu durum, satın alma gücünün beklenenden daha hızlı erimesine ve hanehalkı...

Bankalardan Kredi Alıp Ödediği Masrafları Geri Almak İsteyenlere Müjde

FAİZ HARİCİNDE ÖDEDİĞİNİZ KREDİ MASRAFLARINI NASIL GERİ ALACAKSINIZ? Banka kredisi kullanan vatandaşlar bu iki dilekçe örneğini bir kenara not edin: Yargıtay ve onlarca yerel mahkeme, bankaların kredi kullandırırken aldığı dosya ve diğer masrafların 10 yıl geriye dönük olarak ödenmesine hükmetti. Bunun için son 10 yılda kredi kullanan yaklaşık 12 milyon kişinin bir dilekçe ile bankaya başvurması yeterli... Hükümet Tüketici Kanun Taslağı’yla bankaların aldığı masrafların kaldırılması için düğmeye basmıştı. Taslak kredi kartı aidatı, hesap işletim ve dosya ücreti gibi 31 farklı kategoride alınan ücretlerin kaldırılmasını öngörüyor. Yargıtay da zaten kredi kullanılırken vatandaştan alınan dosya masrafının haksız olduğuna karar vermiş, 10 yıl geriye dönük ödenmesine hükmetmişti. 12 milyonu ilgilendiriyor Yargıtay kararına karşın dosya masrafı adı altında aldığı paraları geri ödemeyen bankalara yerel mahkemelerden de tokat gibi bir karar daha çıktı. Yerel mahkemeler verdikleri ...