Ana içeriğe atla

Ağustos ayında ekonomik kriz

YAZININ KAYNAĞINA ULAŞAMADIM, AMA PEK TE MANTIKSIZ GELMEDİ BANA.
ÇÜNKÜ, UZUN SÜREDİR, AKP'nin KAPATMA DAVASINI HIZLANDIRMA
ÇABALARINA GEREKÇE DÜŞÜNÜYORDUM.

Hazine düzenli olarak tahvil, bono, ihale vb. araçlarla piyasadan para
çeker ve borçlanır.

Bu borçlanmalarda geri ödemeyi de düzenli olarak aylık 5 Milyar YTL ile 9
Milyar YTL arasında yapar.

Yani her ay 5 ile 9 Milyar YTL arası geri ödeme yapar.

2-3 yıldır yapılan borçlanmalarda Temmuz ve Ağustos 2008'e öyle bir
yük oluşturuldu ki.

Cumhuriyet tarihinde görülmemiş büyüklükte.

Hazine'nin borç ödemelerinin 43 Milyar YTL'si Temmuz 2008 ve
Ağustos 2008'de.

Yani 5 ile 9 Milyar YTL'yi öderken güçlük çeken,

hatta ödeyemeyen, tekrar borçlanan hazine,

Temmuz ve Ağustos'ta 43 Milyar YTL ödeyecek.

Bu rakam (43 Milyar YTL) yaklaşık 6 aylık ödemeye denk geliyor.

Hazine bu parayı bulabilmek için yine borç alma yoluna gidecek ve
bulamayacak.

Nereden bulsun piyasada para yok.

Para bulamayınca ne olacak ekonomik kriz.

YTL olarak para kimde, 2001 krizinden beri bizlere 1.70'lerden $ satan
yabancı fonlarda.

Bu krizin tarihini önceden hazırladılar.

Bilinçli bir şekilde hazırladılar.

Öyle bir tarihe denk getirdiler ki, sorumlusu AKP olmasın istediler.

Yani Temmuz, Ağustos 2008'de kim ne yaparsa yapsın kriz
kaçınılmazdı.

En önemlisi;

Bu krizin sorumlusu kim olacak biliyor musunuz?

AKP'nin kapatılmasını isteyen Yargıtay Başsavcısı, belki de
(kapatılırsa) Cumhuriyetin Anayasa Mahkemesi ve AKP'ye hayır diyen
yurtsever muhalefet.

Kapatma davası, tesadüf bu ya Temmuz, Ağustos aylarında görülecek.
Belki de kapatma kararı çıkacak.

Diyecekler ki, AKP'ye açılan dava siyasi belirsizlik yarattı, piyasa
tedirgin oldu, krizin nedeni budur.

Diyecekler ki, AKP'ye açılan dava nedeniyle siz esnaflar, siz
çiftçiler, siz memurlar, siz işçiler battınız.

Diyecekler ki, AKP'ye açılan dava nedeniyle sizler borçlarınızı
ödeyemediniz, işleriniz durdu, 10 yıllardır çalıştırdığınız
işyerleri kapanmak zorunda kaldı.

Halbuki öyle değil.

Her şey ne kadar güzel olursa olsun, 43 Milyar YTL gibi ödeyemeyeceğiniz
bir borcu 2 aya özellikle toplarsanız kriz gelir.

Temmuz, Ağustos 2008'i hazırlayan AKP'dir.

Kapanma davasını da özellikle hızlandırmak isteyen AKP'dir.

Neden başbakan çırpınıp duruyor bir an önce bitsin şu dava diye.

Çünkü dava olmasa kriz kendi kafalarında patlayacak.

Bu durumda sorumlunun AKP olduğunu dağdaki koyun bile anlayacak.

Bakın bu yazının tarihi 30 Haziran.

Türkiye; Ağustos, Eylül, Ekim.... aylarında ekonomik kriz çıkaran
Cumhuriyet Başsavcısını, krizi büyüten Anayasa Mahkemesini ve AKP'nin
kapatılmasını destekleyen muhalif yurtsever kişi ve kuruluşları
konuşacak.

Yazıyı Temmuz'a 1 kala, önceden gönderiyorum ki belki 3-5 kişinin
uyanmasına neden olur.

Özellikle de AKP destekçilerine, küçük işletme sahibi esnaf, çiftçi,
işçi, memur dostlarımıza gönderelim.


--

Not: Yazı alıntıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Güneydoğu'daki Mayınlarla ilgili ağzı açık bırakacak senaryo

O mayınları meğer kim döşetmiş biliyor musunuz? Ya minicik bir cihazla bulunabileceğini. İsrail'in bu işteki rolünü...? Mayınların temizlenmesi tartışmasında işin ucu bildiğiniz gibi İsrail'e dayanınca Türkiye'de kıyametler koptu. Dün akşam FOX'da Doğan Şentürk'ün hazırladığı programda ilginç bir detay dikkat çekti. Askeri Mühimmat Uzmanı Ahmet Zengin, ortaya üç harita çıkarttı. Haritalar üç ayrı kaynakta yer alıyordu ama hepsi de aynı alanları işaret ediyordu. Zengin o haritaları şöyle anlattı; VAADEDİLMİŞ TOPRAKLAR: "Harita sina yarımadasından başlıyor, hilalin ucu Kıbrıs'ı içine alıyor, Alanla ve Antalya'yı içine alıyor, Mezopotamya , GAP bölgesini, Dicle-Fırat havzasından Basra körfezi ve Irak ile Kuzey Arabistan'ın büyük bir bölümünü içine alıp kapanıyor. HARİTALARIN ANLAMI NE?: Bu alan Yahudilere vaadedilmiş topraklar adı altında bir alanı kapsıyor. Bu alan bizim ülkemizin güneyini de içeri alıyor. Hz. İbrahim'in yaşadığı yer bu haritada H...

Adnan Kahveci'nin Hayati

17 yıl önce Türkiye, değerli bir devlet adamını daha trafik kazasına kurban verdi. Yaşantısı, fikirleri ve farklı kişiliği ile Adnan Kahveci, örnek bir siyasetçiydi.. Türk siyasi hayatının erken kayan yıldızlarından biriydi o. Tam 17 yıl önce 1993 yılının 5 Şubat'ında aramızdan ayrıldı. Türk siyasi hayatında, örnek kişiliği, projeleri ile hep zirvede kalmayı başaran Kahveci 1949 yılında Trabzon'un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi. Eğitim hayatı hep birinciliklerle geçen Adnan Kahveci, Milliyet Gazetesinin açtığı ilkokullar arası bilgi yarışmasının ilk birincisidir. TÜBİTAK bursuyla geçtiği Kabataş Lisesi'nden 1966 yılında dönem birincisi olarak mezun olan Kahveci, aynı yıl üniversiteye giriş sınavında da 180 sorunun tamamına doğru cevap vererek Türkiye birincisi oldu. İstanbul Fen Fakültesinde başlayan Üniversite hayatı, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla, ABD'nin İndiana Eyaletindeki Purdue Üniversitesi'nde sürdü. ABD'de öğrencilik yıllarında, okul yemekhanesinde ç...

TÜİK Enflasyon Verileri Hakkınd Açılan Dava ve Yargı Süreci

Günümüzde enflasyon verileri, yalnızca ekonomik göstergelerin takip edildiği bir sayı olmakla kalmadı, emekli maaşlarından asgari ücrete, kamuoyunun en temel gündemine kadar uzanan dinamik bir olgu hâline geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’deki resmî istatistikleri yayımlamaktan sorumlu anayasal bir kurum olarak öne çıkmakta. Ancak söz konusu verilerin “güvenilirliği” zaman zaman kamuoyunda tartışma konusu oluyor. En son örnekte, TÜİK’in 2024 yılı ilk altı aylık dönemi kapsayan enflasyon oranlarını olduğundan daha düşük açıkladığı iddiasına ilişkin yargı süreci başlatıldı. TÜİK’in Enflasyonu Olduğundan Düşük Gösterme İddiası ve Mağduriyetler TÜİK verilerinin düşük gösterildiği iddiaları özellikle maaşlı çalışanlar ve emekli kesim açısından büyük bir mağduriyet yaratıyor. Zira enflasyon oranına göre şekillenen maaş ve aylıklar, olduğundan daha az zamla güncelleniyor. Bu durum, satın alma gücünün beklenenden daha hızlı erimesine ve hanehalkı...