Ana içeriğe atla

AKP Kapatılma Davası

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, AKP hakkında açtığı kapatma davasına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi heyetine 1.5 saat sözlü açıklama yaptı. Başsavcı AKP'nin kapatılması istemi bir kez daha tekrarladı. Sözlü savunmanın en ilginç noktası ise Dengir Mir Mehmet Fırat'ın iddianameye girmeyen sözlerinin sözlü savunma ile tutanaklara girmesi oldu. Fırat, "Cumhuriyet Devrimleri, Türk halkı üzerinde travma yarattı" demişti.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, AKP hakkında açtığı kapatma davasına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi heyetine 1.5 saat sözlü açıklama yaptı. Yalçınkaya, saat 10.00'da sözlü açıklamasına başladı. Yalçınkaya, Anayasa Mahkemesi'nden saat 11.30'da ayrıldı. DTP hakkında yaptığı sözlü açıklamalar için Anayasa Mahkemesi'ne arka kapısını kullanan Başsavcı Yalçınkaya, yine arka kapıyı kullanarak mahkeme binasından çıktı.

Başsavcı Yalçınkaya'nın yaptığı sözlü açıklamalarda, açtığı kapatma davası sonrası AKP'lilerin yaptığı açıklama ve beyanatları da mahkeme heyetine sunduğu ve AKP'nin kapatılması yönündeki talebini yinelediği belirtildi.

AÇIK VE YAKIN TEHLİKE

AKP'nin “Şeriat düzeni kurmak istediğini, bu konuda açık ve yakın tehlike bulunduğunu” ileri süren Yalçınkaya, Venedik Kriterleri'nin AKP ile ilgili kapatma davasında uygulanamayacağını iddia etti.

GÜLEN'İN BERAATI GERÇEĞİ DEĞİŞTİRMEZ

Fethullah Gülen'in yargılandığı davada beraat etmesinin sonucu değiştirmeyeceğini ileri süren Yalçınkaya'nın, “Gülen'in beraat etmesi dini bir cemaat lideri olduğu gerçeğini değiştirmez” dediği öğrenildi.

TÜRBANIN İPTALİ İDDİALARI KUVVETLENDİRDİ

Abdurrahman Yalçınkaya, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin Anayasa değişikliğinin iptal edilmesinin de iddialarını ortadan kaldırmayacağını, aksine kuvvetlendirdiğini kaydetti.

EL KADI OLAYI DA DELİL

Yalçınkaya, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin “Terör örgütlerine mali destek sağladığından şüphelenilen isimlere yer verdiği” listede yer alan Suudi iş adamı Yasin El Kadı ile ilgili iddialara da değindi.

Kaynak: Anadolu Ajansı

» Haberin Tamamı (Hürriyet.com.tr'deki yazı)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye'de Nişan, Düğün ve Kına Organizasyon Maliyetleri

Turkiye'de evlenme sürecini ekonomik olarak daha iyi anlamak için Armut.com 'a bu konuda gelen hizmet talepleri analiz edildi ve "evlenme süreci ekonomisi" adında bir dosya hazırlandı. Bu dosya hem nişan, hem düğün, hem de kına organizasyonu boyunca alınan hizmetler ve harcanan paraların dökümlerinin derlenmesi ile oluşturuldu. Nişan ve Düğün hazırlığında olanlar bu yazıya muhakkak göz gezdirmeli. Nişan organizasyonu maliyeti 125.000 TL’ye kadar çıkabiliyor Nişan organizasyon maliyetleri 3 büyük ilimizde 2200 TL - 2350 TL fiyat aralığından başlasa da, nişanını düğün kadar görkemli yapmak isteyenlerin talepleri 125000 TL’lik organizasyonlara neden olabiliyor. Ankara ve İzmir’de ise 30000 TL’ye en pahalı nişan organizasyonlarının yapıldığını görebiliyoruz.

TÜİK Enflasyon Verileri Hakkınd Açılan Dava ve Yargı Süreci

Günümüzde enflasyon verileri, yalnızca ekonomik göstergelerin takip edildiği bir sayı olmakla kalmadı, emekli maaşlarından asgari ücrete, kamuoyunun en temel gündemine kadar uzanan dinamik bir olgu hâline geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’deki resmî istatistikleri yayımlamaktan sorumlu anayasal bir kurum olarak öne çıkmakta. Ancak söz konusu verilerin “güvenilirliği” zaman zaman kamuoyunda tartışma konusu oluyor. En son örnekte, TÜİK’in 2024 yılı ilk altı aylık dönemi kapsayan enflasyon oranlarını olduğundan daha düşük açıkladığı iddiasına ilişkin yargı süreci başlatıldı. TÜİK’in Enflasyonu Olduğundan Düşük Gösterme İddiası ve Mağduriyetler TÜİK verilerinin düşük gösterildiği iddiaları özellikle maaşlı çalışanlar ve emekli kesim açısından büyük bir mağduriyet yaratıyor. Zira enflasyon oranına göre şekillenen maaş ve aylıklar, olduğundan daha az zamla güncelleniyor. Bu durum, satın alma gücünün beklenenden daha hızlı erimesine ve hanehalkı...

Bankalardan Kredi Alıp Ödediği Masrafları Geri Almak İsteyenlere Müjde

FAİZ HARİCİNDE ÖDEDİĞİNİZ KREDİ MASRAFLARINI NASIL GERİ ALACAKSINIZ? Banka kredisi kullanan vatandaşlar bu iki dilekçe örneğini bir kenara not edin: Yargıtay ve onlarca yerel mahkeme, bankaların kredi kullandırırken aldığı dosya ve diğer masrafların 10 yıl geriye dönük olarak ödenmesine hükmetti. Bunun için son 10 yılda kredi kullanan yaklaşık 12 milyon kişinin bir dilekçe ile bankaya başvurması yeterli... Hükümet Tüketici Kanun Taslağı’yla bankaların aldığı masrafların kaldırılması için düğmeye basmıştı. Taslak kredi kartı aidatı, hesap işletim ve dosya ücreti gibi 31 farklı kategoride alınan ücretlerin kaldırılmasını öngörüyor. Yargıtay da zaten kredi kullanılırken vatandaştan alınan dosya masrafının haksız olduğuna karar vermiş, 10 yıl geriye dönük ödenmesine hükmetmişti. 12 milyonu ilgilendiriyor Yargıtay kararına karşın dosya masrafı adı altında aldığı paraları geri ödemeyen bankalara yerel mahkemelerden de tokat gibi bir karar daha çıktı. Yerel mahkemeler verdikleri ...