Ana içeriğe atla

Coca Cola Rezaleti Bölüm II: Turkuaz

Ülken ABD ve AB emperyalizmine peşkeş çekilmişse, Coca Cola'yı da, Turkuaz kuyu suyunu da %99'u bilinçsiz müslüman olan halkımıza zemzem suyu diye içirirler işte böyle.

Ne diyelim, bir zamanlar Amerikan tetikçiliğini milliyetçilik sanan "milliyetçi-mukadesatçı" ve de "Türk-İslam sentezci" kör gençlerimiz ABD 6. filosunu Kabe kabul edip bu gemilere dönüp namaz kılmışlardı İstanbul'da. Bu insanlar bugünün Türkiye'sini yarattılar işte. 6. filonun askerlerini denize döken bilinçli gençlerimiz ise darağacına çekildiler. Ülkemiz artık ne yazık ki ATATÜRK cumhuriyeti değil.

Kuyu suyundan yola çıkıp nerelere geldik.


Dün gece eve dönerken su almak üzere markete uğradım, görevliye şöyle sordum: '1,5 lt. su var mı? Ama Turkuaz dışında lütfen' Turkuaz çıktığından beri bu şekilde su alıyordum artik. Para verip kötü su içmeye hiç niyetim yok! Marketteki adamın dediklerini aynen aktarıyorum:
-'Ağabey, ben o sudan satmıyorum. İnan ki gelen müşterilerden onda dokuzu senin söylediğin şeyi soyluyor'
-'Peki, neden halen satıyorlar?' diye sordum. 'Ağabey, Turkuaz suyu, marketlere bedava veriliyor, satarsan kâra geçiyorsun, satmazsan öylece duruyor. Ama ben satmıyorum, çünkü alan yok.

Ayrıca CocaCola satanın Turkuaz da satma zorunluluğu var, hatta başka su sattırmamaya çalışıyorlar.' Uzun söze gerek yok; hiç kimse almazsa, hiç kimseye satamazlar... Lütfen okuyun, okutun! Bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum. Türkiye'de bazı şişeli içme suları doğal kaynak suyu değil.

Doğal kaynak sularında devlete para ödemeniz gerekiyor, artı bu tesislerin yatırım maliyeti çok yüksek. Dolayısıyla CocaCola ne yaptı, kaynak suyu araştırmalarının maliyetlerini çok yüksek bulduğu için Bursa/Kestel ovasındaki CocaCola fabrikasında derin kuyu pompalarıyla
ovanın suyunu çekerek bunu da termostan geçirip filtre ederek hem CocaCola meşrubatını hem de Türkuaz'ı şişelemeye başladı. Türkuaz'ın etiketinin üst ve altındaki Kahverengi şeritlere dikkat edin:
-'Sofra İçeceği' yazar. Devlet, CocaCola'nın uyanıklığını kanuna uydurmak ve uyanıklığa yapılacak itirazları bertaraf etmek için böyle bir kural çıkardı! Binlerce dönümlük tarım arazisinin bulunduğu ve CocaCola hariç hiçbir İşletmeye 'derin kuyu pompası' çakma izni verilmeyen Kestel ovasında, yeraltından çekilen su, filtre edilip daha sonra içine bazı
mineraller katıldıktan sonra Türkiye'nin en ücra kasabalarına bile satılıyor ve lıkır içiliyor. Bazı yazlık kasaba ve köylerde neredeyse Turkuaz harici içme suyu bulamazsınız çünkü dağıtım ağı çok güçlü.

Bayilere baskı bile olduğu yolunda duyumlar aldım. Turkuaz içmeye devam edecekseniz, unutmayın, yapay bir su içiyorsunuz. Duyarlı bir vatandaş olarak konuya dikkatinizi çekerim. Her tarafı doğal kaynak sularıyla dolu memlekette, millete kuyu suyunu zorla ve de üstüne para alarak içiriyorlar. İçmeyin arkadaşlar!

Yazarın Notu:
Kola'nın ülkesi'nin 1960 lı yıllarda, özellikle ilkokul öğrencilerine
ücretsiz sut tozu, balık yağı ve peynir yardımı yaptığını, bu
tarihlerden sonra Anadolu tarihinde ilk kez çocuk felci vakalarının görüldüğünü ve
de sonraları çocuk felci aşısının 'rutin aşılar' arasına sokulduğunu, bu
aşıların bizlere büyük paralarla satıldığını HATIRLAYIN VE UNUTMAYIN.
Küba gibi bir ülkenin 'İnsan sağlığıyla ticaret olmaz' diyerek, (ABD de
bile patent aldığı) kanser asisini, yoksul ülkelere ilacı, isteyen
ülkelere de patentini ücretsiz verdiği, buna karşın tüm AB/ABD/İsraillin
yapay hastalıklarla hazinemizi ve sağlığımızı emdiklerini BILIN VE
UNUTMAYIN.. Ücretsiz' adini bile söylemeyen bu malum firmalar, 'ücretsiz
su veriyorlarsa' bunun nedenini DÜŞÜNÜN VE BULUN!!

Y.Doç. Dr.Cemalettin CAMCI
Fırat Üniversitesi Genel Cerrahi
Elazığ-Türkiye

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Güneydoğu'daki Mayınlarla ilgili ağzı açık bırakacak senaryo

O mayınları meğer kim döşetmiş biliyor musunuz? Ya minicik bir cihazla bulunabileceğini. İsrail'in bu işteki rolünü...? Mayınların temizlenmesi tartışmasında işin ucu bildiğiniz gibi İsrail'e dayanınca Türkiye'de kıyametler koptu. Dün akşam FOX'da Doğan Şentürk'ün hazırladığı programda ilginç bir detay dikkat çekti. Askeri Mühimmat Uzmanı Ahmet Zengin, ortaya üç harita çıkarttı. Haritalar üç ayrı kaynakta yer alıyordu ama hepsi de aynı alanları işaret ediyordu. Zengin o haritaları şöyle anlattı; VAADEDİLMİŞ TOPRAKLAR: "Harita sina yarımadasından başlıyor, hilalin ucu Kıbrıs'ı içine alıyor, Alanla ve Antalya'yı içine alıyor, Mezopotamya , GAP bölgesini, Dicle-Fırat havzasından Basra körfezi ve Irak ile Kuzey Arabistan'ın büyük bir bölümünü içine alıp kapanıyor. HARİTALARIN ANLAMI NE?: Bu alan Yahudilere vaadedilmiş topraklar adı altında bir alanı kapsıyor. Bu alan bizim ülkemizin güneyini de içeri alıyor. Hz. İbrahim'in yaşadığı yer bu haritada H...

Adnan Kahveci'nin Hayati

17 yıl önce Türkiye, değerli bir devlet adamını daha trafik kazasına kurban verdi. Yaşantısı, fikirleri ve farklı kişiliği ile Adnan Kahveci, örnek bir siyasetçiydi.. Türk siyasi hayatının erken kayan yıldızlarından biriydi o. Tam 17 yıl önce 1993 yılının 5 Şubat'ında aramızdan ayrıldı. Türk siyasi hayatında, örnek kişiliği, projeleri ile hep zirvede kalmayı başaran Kahveci 1949 yılında Trabzon'un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi. Eğitim hayatı hep birinciliklerle geçen Adnan Kahveci, Milliyet Gazetesinin açtığı ilkokullar arası bilgi yarışmasının ilk birincisidir. TÜBİTAK bursuyla geçtiği Kabataş Lisesi'nden 1966 yılında dönem birincisi olarak mezun olan Kahveci, aynı yıl üniversiteye giriş sınavında da 180 sorunun tamamına doğru cevap vererek Türkiye birincisi oldu. İstanbul Fen Fakültesinde başlayan Üniversite hayatı, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla, ABD'nin İndiana Eyaletindeki Purdue Üniversitesi'nde sürdü. ABD'de öğrencilik yıllarında, okul yemekhanesinde ç...

TÜİK Enflasyon Verileri Hakkınd Açılan Dava ve Yargı Süreci

Günümüzde enflasyon verileri, yalnızca ekonomik göstergelerin takip edildiği bir sayı olmakla kalmadı, emekli maaşlarından asgari ücrete, kamuoyunun en temel gündemine kadar uzanan dinamik bir olgu hâline geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’deki resmî istatistikleri yayımlamaktan sorumlu anayasal bir kurum olarak öne çıkmakta. Ancak söz konusu verilerin “güvenilirliği” zaman zaman kamuoyunda tartışma konusu oluyor. En son örnekte, TÜİK’in 2024 yılı ilk altı aylık dönemi kapsayan enflasyon oranlarını olduğundan daha düşük açıkladığı iddiasına ilişkin yargı süreci başlatıldı. TÜİK’in Enflasyonu Olduğundan Düşük Gösterme İddiası ve Mağduriyetler TÜİK verilerinin düşük gösterildiği iddiaları özellikle maaşlı çalışanlar ve emekli kesim açısından büyük bir mağduriyet yaratıyor. Zira enflasyon oranına göre şekillenen maaş ve aylıklar, olduğundan daha az zamla güncelleniyor. Bu durum, satın alma gücünün beklenenden daha hızlı erimesine ve hanehalkı...