Ana içeriğe atla

Alfabe 32 Harf - "Türküm Doğruyum" Yok Artık


Aylardır konuşulan adına “Kürt” ya da “ demokrati” denilen açılımın detayları netleşmeye başladı.

Gazete Habertürk’ün bugün manşetten verdiği haberde dün Ankara’da yaşayan yoğun trafiğin detayları yer aldı.

Habere göre 8 bakanlık açılım için atacağı adımları tek tek belirleyip mini MGK’da Başbakan’a sundu. Dünkü toplantılarda bu öneriler tartışıldı..


İŞTE TARTIŞILAN O AÇILIM ÖNERİLERİ

  1. Suça karışmayanlar 3 ay rehabilitasyonla serbest.
  2. Suça karışıp pişman olan 5 yıl gözetin altında tutulacak.
  3. Terör örgütü liderlerine af yok (yurt dışı esnekliği düşünülüyor)
  4. Kürtçe ilköğretim ve lisede seçmeli ders.
  5. QWX alfabeye dahil edilecek.
  6. Mahmur kampındaki Türkler getirilecek
  7. Mahmur kampındaki yabancılar tasfiye edilip ülkelerine gönderilecek.
  8. Kürtçe yer isimleri iade edilecek.
  9. Devlet Kürtçe yayınları destekleyecek.
  10. Devlet Tiyatroları 'Mem u Zin'i oynayacak.
  11. Kürtçe Kuran meailini devlet bastıracak.
  12. Devlet dairelerinde Kürtçe tercüman bulundurulacak.
  13. "Ne Mutlu Türküm diyene" yazıları yenilenmeyecek.
  14. İlköğretim andı kaldırılacak.
  15. Devlet toplu Kürtçe kitap alımı yapacak ve kütüphanelere dağıtacak
  16. Karayollarına Kürtçe levhalar konulacak.
  17. GAP eylem planı uygulanacak
  18. Kürtçe bilen imam ve polisler istihdam edilecek
  19. Yok olan ormanlar yeşertilecek, korucular buralarda çalıştırılacak.

ALFABE DEĞİŞEBİLİR Mİ?

Haberde ayrıca alfanenin değişip değişemeyeceği ve hukuki boyutuyla ilgili otoritelerin görüşleri de dile getiriliyor.

AK Partili Burhan Kuzu:
Alfabe koruma altında da, 29 harfi mi koruma altında, şimdi onu tartışmalıyız.

Prof. Mümtaz Soysal:
Anayasa' nın değiştirilemez maddesine aykırı bir uygulama söz konusu olur.

Prof. Ülkü Azrak:
Ancak devrim kanunlarını kaldırırlarsa alfabeyi değiştirebilirler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Güneydoğu'daki Mayınlarla ilgili ağzı açık bırakacak senaryo

O mayınları meğer kim döşetmiş biliyor musunuz? Ya minicik bir cihazla bulunabileceğini. İsrail'in bu işteki rolünü...? Mayınların temizlenmesi tartışmasında işin ucu bildiğiniz gibi İsrail'e dayanınca Türkiye'de kıyametler koptu. Dün akşam FOX'da Doğan Şentürk'ün hazırladığı programda ilginç bir detay dikkat çekti. Askeri Mühimmat Uzmanı Ahmet Zengin, ortaya üç harita çıkarttı. Haritalar üç ayrı kaynakta yer alıyordu ama hepsi de aynı alanları işaret ediyordu. Zengin o haritaları şöyle anlattı; VAADEDİLMİŞ TOPRAKLAR: "Harita sina yarımadasından başlıyor, hilalin ucu Kıbrıs'ı içine alıyor, Alanla ve Antalya'yı içine alıyor, Mezopotamya , GAP bölgesini, Dicle-Fırat havzasından Basra körfezi ve Irak ile Kuzey Arabistan'ın büyük bir bölümünü içine alıp kapanıyor. HARİTALARIN ANLAMI NE?: Bu alan Yahudilere vaadedilmiş topraklar adı altında bir alanı kapsıyor. Bu alan bizim ülkemizin güneyini de içeri alıyor. Hz. İbrahim'in yaşadığı yer bu haritada H...

Adnan Kahveci'nin Hayati

17 yıl önce Türkiye, değerli bir devlet adamını daha trafik kazasına kurban verdi. Yaşantısı, fikirleri ve farklı kişiliği ile Adnan Kahveci, örnek bir siyasetçiydi.. Türk siyasi hayatının erken kayan yıldızlarından biriydi o. Tam 17 yıl önce 1993 yılının 5 Şubat'ında aramızdan ayrıldı. Türk siyasi hayatında, örnek kişiliği, projeleri ile hep zirvede kalmayı başaran Kahveci 1949 yılında Trabzon'un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi. Eğitim hayatı hep birinciliklerle geçen Adnan Kahveci, Milliyet Gazetesinin açtığı ilkokullar arası bilgi yarışmasının ilk birincisidir. TÜBİTAK bursuyla geçtiği Kabataş Lisesi'nden 1966 yılında dönem birincisi olarak mezun olan Kahveci, aynı yıl üniversiteye giriş sınavında da 180 sorunun tamamına doğru cevap vererek Türkiye birincisi oldu. İstanbul Fen Fakültesinde başlayan Üniversite hayatı, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla, ABD'nin İndiana Eyaletindeki Purdue Üniversitesi'nde sürdü. ABD'de öğrencilik yıllarında, okul yemekhanesinde ç...

TÜİK Enflasyon Verileri Hakkınd Açılan Dava ve Yargı Süreci

Günümüzde enflasyon verileri, yalnızca ekonomik göstergelerin takip edildiği bir sayı olmakla kalmadı, emekli maaşlarından asgari ücrete, kamuoyunun en temel gündemine kadar uzanan dinamik bir olgu hâline geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’deki resmî istatistikleri yayımlamaktan sorumlu anayasal bir kurum olarak öne çıkmakta. Ancak söz konusu verilerin “güvenilirliği” zaman zaman kamuoyunda tartışma konusu oluyor. En son örnekte, TÜİK’in 2024 yılı ilk altı aylık dönemi kapsayan enflasyon oranlarını olduğundan daha düşük açıkladığı iddiasına ilişkin yargı süreci başlatıldı. TÜİK’in Enflasyonu Olduğundan Düşük Gösterme İddiası ve Mağduriyetler TÜİK verilerinin düşük gösterildiği iddiaları özellikle maaşlı çalışanlar ve emekli kesim açısından büyük bir mağduriyet yaratıyor. Zira enflasyon oranına göre şekillenen maaş ve aylıklar, olduğundan daha az zamla güncelleniyor. Bu durum, satın alma gücünün beklenenden daha hızlı erimesine ve hanehalkı...